Kitap bana yağmurlu bir tatil gününde usul usul yürüyüp, arkadaşımla bir şeyler atıştırıp, eskilerden konuşmuşum gibi bir tat bıraktı.
Bir kadının her şeyi bir anda bırakıp kitabevi açmasıyla başlıyor. Zamanla kitabevine gelen insanlar ve arasındaki diyaloglarla şekilleniyor.
Genel tema, “NEDEN ÇALIŞIYORUZ?” “HEDEFLERİMİZ KARİYER Mİ?” “NASIL DAHA MUTLU OLABİLİRİZ?” gibi modern dertlerimiz. Böyle böyle kitaplar sayesinde umarım çalışma saatleriniz azalarak yaşamaya başlayabiliriz.
kitap kulübü kısımlarında başka kitaplar üzerinden fikir tartışmaları kitabın en sevdiğim kısımları oldu.
Sevmediğim kısım ise sanki yazar kervanı yolda düzmüş gibi. Demek istediğim önceden belirlenmiş ne bir karakter ne de bir olay yok ama sabah kalkmış aklına o gelmiş yazmış gibi. Betimleme az olduğundan da karakterleri gözümün önüne maalesef getiremedim.
O
Koreliler ne kadar da biz :) Okuduğum diğer batılı yazarların romanlarında olmadığı kadar yakın dertler hissettim. Aileye karşı gelme kendi isteklerimiz gibi ya da boşanma, tahsil gibi konularda.
Okunabilir. Büyük beklentiye girmeden…
Hwang Bo-reum