·209 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Ocak 2025 22:10 SİS – MİGUEL de UNAMUNO
Augusto, Eugenia, Rosalio, Victor, Mauricio, Orfeus… tüm bunlar yazarın kendini anlatmak için kurguladığı kahramanlar. İçten içe her şeyle dalga geçen, yaramaz bir yazar var. Kendini hiç unutturmuyor. Okuyucu olayın içinde kaybolmak için çabaladıkça her şeyin hakimi olduğunu bilen yazar el sallıyor bir yerlerden.
Sözde bir aşk hikâyesinin içinde saklanıyor. Bazen de cüretkârca çıkıp okuyucuyla konuşuyor.
Her şeye karşı çıkan anarşist eniştenin içinde de , en yakın arkadaşı Victor’un içinde de yazar var. Alıştığımız biçimde değil. Hem kendiyle hem okuyucuyla hem de yarattığı kahramanla dalga geçen bir yazar.
Olay sözde bir aşk hikâyesi. Kadın erkek ilişkileri, dünyaya bakış, cinsiyet farklılıkları ve aynılıkları… Şekspiryen traji komik üsluplar, monoloğumsu diyaloglar… Kendi yazdığı türün adını da nivola koymuş yazar. Yazar her şeye karşı kafası da çarşı. Kitap her düşüncenin antitezini de savunuyor.
‘’ Kendilerini görebilselerdi, kendi içlerinden doğru kendi kendilerini görebilselerdi okuyucular ancak o zaman, burada bir şey olduğu yok demezlerdi. Eserde geçen bir şahsın ruhu; bu şahıs ister bir dramda, bir novelle’de, isterse n i v o l a’da bulunsun, ancak onların ruhu kadardır.’’ (Sa181) Bu ruhu hem yazara hem de okuyucuya mal ediyor.
Kahraman ve yazar arasındaki sis. Yaratmanın ve yaratılmış olmanın arasındaki sis. Bir varlık ve yokluk sorgulaması.
Tek gerçek kahraman Orfeus dersem yazarın tuzağına düşüyorum.
Altı çizilecek çok cümle var elbette. Bu sarkastik üslubu ve felsefeyi sevdim.