·540 syf.····Okunma: 08 Ocak 2025 02:42 Selamlar. Çok uzun süredir okumak istediğim serinin ilk kitabını bitirdim sonunda. En baştan uyarıyorum birazcık özetle karışık spoiler'lı bir yorum yazacağım hatta ikinci kitaptan da spoiler içerecek aman uyarmadı demeyin.
Seriye başlamadan önce sosyal medya sağ olsun zaten hikayeyi temel hatlarıyla biliyordum ve bu nedenle karakterler ve ilişki dinamikleriyle ilgili belli önyargılarım vardı ama karakterler hiç de beklediğim gibi çıkmadı.
Feyre'nin ailesi borç batağına girince ellerindeki her şey kaybetmişler. Hal böyle olunca evi geçindirme işi Feyre'ye kalmış. Ben bu kadar fakir bir ailede kardeşlerim birbirlerine tutunmasını beklerdim ancak Nesta'nın kibrinden ölüp biten tavırları ve Elain'in işe yarmaz zayıf prenses tavırları beni deli etti. Feyre ailesinin geçindirmek için avlanıyor ve bir gün ormanda avladığı kurt bir peri çıkınca Anlaşma gereği Tamlin onu peri diyarını yaşamaya götürüyor. Böylece Feyre ve Tamlin'in hikayesi başlamış oluyor. Kitapta bir sahne hariç Tamlin ve Feyre arasındaki romantizm çok güzel gelişiyor. Tamlin'den hoşlanmamanız gerektiğini bilseniz de adil bir gözle okuduğunuzda Tamlin'den etkileniyorsunuz. Derken bir gün Rhysand'ın Bahar Saray'ını basmasıyla işler karışıyor. Tamlin'i Feyre'nin varlığını Amarantha'ya söylemekle tehdit ediyor ve Tamlin'in egosunu parçaladıktan sonra gidiyor. Bu sahnelerde Rhys'i kötü adam olarak tanıyoruz. Gerçekten de hem Feyre'ye hem de Tamlin'e karşı pislik gibi davranıyor. Rhys'in Feyre'yi öğrenmesi üzerine Tamlin, Feyre'yi insanların dünyasına geri gönderiyor.
Feyre, ailesinin Tamlin sayesinde eski refahlı günlerine kavuşmuş olduğunu görüyor. Bahar Sarayı'nda bir şeylerin yanlış gittiğini fark edince geri dönmeye karar veriyor. Feyre Bahar Saray'ına döndüğünde sarayın talan edildiğini görüyor ve Tamlin'i kurtarmak için Amarantha'nın peşine düşüyor. Bu sahnede Hastalık'la ilgili öğrendiğimiz şeyler beni çok tatmin etti açıkçası. Tamlin ve Bahar Sarayı'ndaki herkes için üzüldüm. Kitapta hoşuma giden şeylerden bir tanesi dramı çok iyi hissetmemiz. Yazar trajediyi çok güzel bir şekilde kurgulamış ve boşluk bırakmadan anlatmış.
Bu kitaptaki kötü karakter Amarantha. Amarantha'nın gerçekten kötü bir karakter olmasını çok sevdim. Yani son dönemde alıştığımız ahlaki açıdan gri karakter değil ya da 'Ben aslında kötü olmak istemiyordum. Hayat beni kötü yaptı' diyen ve içinde iyilik barındıran bir kötü karakter değil. Amarantha tam anlamıyla kötü bir karakter. İyi hiçbir şey yok kadının içinde. Okurken iliklerinize kadar tiksiniyorsunuz kadından.
Feyre, Amarantha'yla bir anlaşma yapıyor ve eğer Feyre 3 görevin üstesinden gelebilirse Bahar Sarayı'ntakileri serbest kalacak. Buradan sonra işler biraz daha dramatik hale geliyor. Bir tarafta Tamlin'in bu süreçte Amarantha'yı daha çok kışkırtmamak için Feyre'ye karşı hiç duygu göstermemesini okuyorken diğer yandan Rhys'in kendi çıkarı için bile olsa Feyre'ye yardım etmesini okuyoruz. Rhys'e karşı ilk nefretimin kırıldığı sahneler buralardı. Rhys'in aslında 50 yıldır Amarantha'nın kişisel seks kölesi olduğunu anladığımda Rhys'e olan duygularım nötrlendi açıkçası.
Daha sonrasında bir seri kan ve vahşet sahnesinin ardından Feyre kötü kadınımızı yeniyor ve bütün peri halkı serbest kalıyor. Kitabımız da böylece bitiyor.
Kitapla ilgili sevdiğim şeylerden biri duyguları çok net hissediyor olmamız. Kitaptaki trajediyi ve dramı hissediyorsunuz. Kitap kesinlikle genç fantastik değil. Kitapta ciddi vahşet sahneleri var ve bu da Amarantha'nın ne kadar kötü olduğunu anlamamızı sağlıyor. Kitaptaki gizem duygusunu çok sevdim. Birileri açıklamalar yapıyor ama okur olarak bir terslik olduğunu, bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorsunuz. Bu gizemlerin altı çok güzel doldurulmuş. Bir şeyleri bilmediğinizi anlıyorsunuz ama neyi bilmediğinizi asla kestiremiyorsunuz. Kitaptaki gizem duygusu ve ters köşelerden çok keyif aldım.
Kitapta takıldığım tek yer Feyre'nin okuma yazmayı öğrenmemesi. Feyre kitabın başından beri güçlü ve zeki bir karakter. Ama okuma ve yazmayı bilmiyor ve öğrenmeye de çalışmıyor. Böyle bir karakterin bu kadar temel bir şey için emek harcamamayı seçmesi bana çok anlamsız geldi. Tamlin öğretmeyi tekif ettiğinde kabul edebilirdi ama inatla öğrenmemeyi seçti. Okuyamadıği için neredeyse ölmeseydi bu kadar takılmazdım belki. Sanki yazar Feyre bir kusuru olsun ama ne olsun derken okumayı bilmesin demiş gibi geldi bana. Biraz mantıksız geldi bana.
Şuna da değinmek isterim ki ben kitabın sonuna geldiğim zaman Tamlin'e kısmen aşık Rhysand'a karşı da nötrdüm. Yani bu hikayeyi burada nasıl dönecek hiçbir fikrim yok. Yazar bu ilişki bağlarını nasıl tersine çeviricek çok merak ediyorum.
Açıkçası ben sosyal medyadaki övgüsünü hak ettiğini düşünüyorum. Yani arkadaşlar alın, okuyun, okutun.
Sevgilerle <3