Aptal Beyin-Dean Burnett
Okursanız ve Beğenirseniz mutlu olurum.
Sade ve güzel anlatımıyla her şeyden bahsetmiştir.Çokça bilgi kazanabileceğiniz bir kitaptır.Günlük hayattan verdiği örneklerle konuyu harmanlamıştır.Aptal Beyin,Dean Burnett
Ve işlediği bazı konular şunlardır;
Beynin çok daha net ve basit bir amacı vardı:gerekli her yolu kullanarak bedeni hayatta tutmak.Ancak ilkel insan beyni zamanla değişti,evrimleşti.Daha gelişmiş beceriler-bilinç,dikkat,algı,akıl yürütme-neokortekste yer alır,"neo" yeni anlamına gelir.
Yol Tutması
en genel karmaşık konulardandır.Bunun sorumlusu beyindir.
İçalgı,bedenin belli bir hareket sırasında nasıl bir düzene gireceğini ve organların
ne yapması gerektiğini hisseden bir dizi
duyu ve nörolojik mekanizmadır.Aynı zamanda içkulağımızda vestibüler sistem vardır.Dengeyi ve konumu algılayan sıvı dolu bir dizi kanaldan oluşur.Sıvıların durumunu ve düzenini algılayacak nöronlarla doludur.İnsanın hareketleriyle,dışsal güçler dolayısıyla dalgalanan içsel sıvılar söz konusudur.tüm bunlar içalgı ve vestibüler tarafından tespit edilir.Taşıt aracılığıyla hareket farklı bir dizi duyum yaratır.Doğru sinyalleri üretemiyordur.Beyin,karışık sinyaller alır.Hiçbir fikirleri olmadığı için tek bir geçerli yanıt olabilir:zehir.Temel bölgeler,vücuttan her şeyin atılmasını ve "zehirden"kurtulmak ister.Alternatif bir açıklama olarak nistagmus hipotezi(vagus sinirini uyarma) vardır.
Yemek Yeme Konusu
Her zaman uğraştırıcı olmuştur.İştahı etkileyen rol sahibi hormonlar da vardır.Yağ hücreleri tarafından salgılanan iştahı azaltan hormon leptindir.Mide tarafından salgılanan ve iştahı arttıran ise grelindir.Yağınız varsa leptini,Boşluk varsa grelini salgılarsınız.Ancak bu hormon seviyelerinin yüksek seviyelere sahip olması durumunda,beyin bu duruma alışabilir ve onları görmezden gelebilir.
İlk lokma gözle alınır.Beynimizin çoğu,neredeyse yüzde 65'i tat alma duygusundan daha çok görmeye ilgilidir.Tat alma duyusu ise aşırı derecede zayıftır.
Anoreksi ya da bulimia gibi yeme bozukluklarında ise Beyin bedeni,beden imgesinin besinden daha önemli olduğuna ikna eder,bu şekilde besine ihtiyaç duymaz.
Uyku Karmaşıklığı
Bedenin metabolik faaliyeti uyku sırasında sadece yüzde 5 ila 10 arasında azalır.Küçük bir rahatlama olarak tabir edilebilir.
Beyindeki pineal bez,melatonin hormonunu salgılayarak uyku düzenimizi oluşturur.Pineal bez ışık seviyelerine göre tepki verir.Ne kadar fazla sinyal alırsa o kadar az melatonin salgılar.Bedenimizdeki melatonin seviyesi gün içinde yükselir.Sabahları daha zinde ve geceleri daha yorgun hissederiz.
Uykunun dört evresi vardır;
Hızlı göz hareketli uyku(REM)
Hızlı göz hareketi olmayan(NREM-1)
(NREM-2)
(NREM-3)
NREM Evre 1 de "alfa" dalgaları
NREM Evre 2 nin "uyku iğleri" örüntüsü
ve NREM Evre 3 "delta" dalgalarından oluşur.NREM Evre 3 tabiri caizse derin uyku demektir.Rüyaları,REM evresinde görürüz.REM durumundayken davranışsal
bozukluklara rastlanabilir.Bebeklerde ve küçük çocuklarda daha fazla görülür.Gelişim zamanı olduğundan,yetişkinlere göre daha fazla uyurlar ve REM uykusunda daha fazla zaman geçirirler.Motor inhibisyon sistemi geliştikçe bu durumlar geçmeye başlayacaktır.
Savaş Ya Da Kaç Tepkisi
Duyulardan gelen bilgiler beyne ulaşır ve beyin için merkez kavşak olan talamusa girerler.Her şeyin geçtiği merkez Talamustur.Talamus hem beynin korteksteki gelişmiş bilinçli kısımlarıyla
Hem de orta beyin ve beyin kökündeki daha ilkel sürüngen kısımlarıyla bağlantı halindedir.
Ancak korteksin yani sıra duyusal bilgi,özellikle dekorkudan sorumlu parçası olan amigdalaya aktarılır.Ani tepki verir.
Daha sonrasında hipotalamusa işaret verilir.Sistemi etkileşime geçiren,her yere yayılan
ve merkezi sinir sistemin dışarısında kalan şeye periferal sinir sistemi denir.Periferal sinir sistemi ikiye ayrılır;somatik ve otonom.Somatik sinir sistemi beynimizi kas-iskelet sistemimize bağlayarak görev görür.Otonom ise bilinçdışı süreçlerde yer alır,büyük oranda iç organa bağlıdır.
Otonom sinir sistemi de ikiye ayrılır;sempatik sinir sistemi ve parasempatik sinir sistemi.Parasempatik daha sakin süreçlerden sorumludur.Sempatik sinir sistemi ise gergindir.Refleksif olur ve yeterince enerji sağlamaya çalışır.İki sistemde her zaman aktiftir.
Ve en çok dikkatimi çeken konulardan biri olan alzheimer hastalığını,ek bilgi olarak anlatmak istiyorum;
Nörodejeneratif koşullar tarafından oluşan ve ciddi beyin hasarlarına sebep olan bir hastalıktır.Yaygın hücre ölümü sonucunda olur.Bu hastalığın sebebi bilinmiyor fakat ana bir teorisi nörofibriler yumaklardır.Peki nörofibriler yumaklar teorisi nedir?
Nörofibriler yumaklar,fosforilize tau proteinin polimerizasyonu sonucu oluşur.MTL yapılarını tutar ve bu durum AH'nin yarattığı demans sendromunun klinik belirtileriyle uyumludur.
Kısa ve basit bir şekilde açıklamaya çalıştım.