Herkesin eşitliğini inceleyen Kolombiyalı Gabriel García Márquez, 1950'lerde gazeteci olarak bir turist gözüyle sosyalist ülkelere doğru yolculuğa çıkar. Doğu Almanya, Çekoslovakya, Polonya,
Erken Modern Osmanlı'da Deliler Ve Delilik
Kitap, Osmanlı'da delilik olgusunu dört temel başlık altında ele alarak konuyu detaylı bir şekilde inceliyor. Yazar, dönemin tıbbi anlayışından başlayarak deliliğin nasıl tanımlandığını, Osmanlı toplumunda delilerin hangi kriterlere göre sınıflandırıldığını ve bu bireylere nasıl muamele edildiğini tarihsel kaynaklarla ortaya koyuyor. Bu süreçte hem hekimlerin hem de devletin yaklaşımı detaylandırılıyor.
Toplumsal algı açısından Osmanlı'da deliliğin modern dünyadan farklı bir şekilde değerlendirildiği görülüyor. Bazı delilerin toplum içinde mistik ve manevi yönleriyle kabul gördüğü, hatta "veli" olarak saygı görebildiği; bazılarının ise tehlikeli addedilip gözetim altına alındığı anlatılıyor. Bu noktada, akıl hastalarının yalnızca tıbbi bir mesele değil, aynı zamanda sosyal ve dini bir olgu olarak ele alındığı vurgulanıyor.
Kitap aynı zamanda Osmanlı’daki akıl hastaneleri, buralardaki tedavi yöntemleri ve delilerin toplumdan uzaklaştırılması için uygulanan ihraç politikalarına da değiniyor. Osmanlı Devleti’nin delilere yönelik politikaları, Avrupa’daki benzer uygulamalarla karşılaştırıldığında hem benzerlikler hem de farklılıklar gösteriyor. Kitap boyunca Osmanlı'nın bu bireylere karşı geliştirdiği kurumsal yaklaşım, hukuki düzenlemeler ve sosyal politikalar detaylandırılarak okuyucuya geniş bir perspektif sunuluyor.
Güzel ve binbir tane örnekleme bulunan bir kitaptır.Kaynak yelpazesi bakımından donanımlı bir kitap olduğu kesinlikle söylenebilir. Rüya Kılıç