Erken Modern Osmanlı'da Deliler Ve Delilik
Kitap, Osmanlı'da delilik olgusunu dört temel başlık altında ele alarak konuyu detaylı bir şekilde inceliyor. Yazar, dönemin tıbbi anlayışından başlayarak deliliğin nasıl tanımlandığını, Osmanlı toplumunda delilerin hangi kriterlere göre sınıflandırıldığını ve bu bireylere nasıl muamele edildiğini tarihsel kaynaklarla ortaya koyuyor. Bu süreçte hem hekimlerin hem de devletin yaklaşımı detaylandırılıyor.
Toplumsal algı açısından Osmanlı'da deliliğin modern dünyadan farklı bir şekilde değerlendirildiği görülüyor. Bazı delilerin toplum içinde mistik ve manevi yönleriyle kabul gördüğü, hatta "veli" olarak saygı görebildiği; bazılarının ise tehlikeli addedilip gözetim altına alındığı anlatılıyor. Bu noktada, akıl hastalarının yalnızca tıbbi bir mesele değil, aynı zamanda sosyal ve dini bir olgu olarak ele alındığı vurgulanıyor.
Kitap aynı zamanda Osmanlı’daki akıl hastaneleri, buralardaki tedavi yöntemleri ve delilerin toplumdan uzaklaştırılması için uygulanan ihraç politikalarına da değiniyor. Osmanlı Devleti’nin delilere yönelik politikaları, Avrupa’daki benzer uygulamalarla karşılaştırıldığında hem benzerlikler hem de farklılıklar gösteriyor. Kitap boyunca Osmanlı'nın bu bireylere karşı geliştirdiği kurumsal yaklaşım, hukuki düzenlemeler ve sosyal politikalar detaylandırılarak okuyucuya geniş bir perspektif sunuluyor.
Güzel ve binbir tane örnekleme bulunan bir kitaptır.Kaynak yelpazesi bakımından donanımlı bir kitap olduğu kesinlikle söylenebilir. Rüya Kılıç
Stephen William Hawking, 8 Ocak 1942'de doğdu ve 14 Mart 2018'de, 76 yaşında öldü. Kendisine 21 yaşındayken amyotrofik lateral skleroz (ALS) tanısı konuldu. Fizikçi, kozmolog, astronom,
Nantucketlı Arthur Gordon Pym'in Öyküsü
Edgar Allan Poe'nun tek romanıdır. Gerilim ve korku ile gotik bir öykü kurulmuştur. Jules Verne, kitabın yarım kaldığını düşündüğü için devamı
Yahudi temalı konusuyla karşımıza çıkan bu hikâye, dışlanmış Yahudilerin gördükleri ötekileştirmeyi anlatır. Ötekileştirmenin ana malzemesi olarak Menora sunulur. Menora, Yahudilerin kutsal objelerinden birisidir. Ancak bu obje, sürekli olarak el değiştirmeye mahkûm olur ve Yahudiler, onu ellerinde tutmayı başaramaz.Ta ki şamdan,Yafa'da kimsenin bilmediği bir yerde gömüldüğünde huzura kavuşana dek.
**“Saf altından bir kandillik yap. Ayağı, gövdesi dövme altın olsun. Çanak, tomurcuk ve çiçek motifleri kendinden olsun. Kandillik; üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak. Her kolda, badem çiçeğini andıran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunacak. Altı kol da aynı olacak. Kandilliğin gövdesinde, badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi olacak. Kandillikten yükselen ilk iki kolun, ikinci iki kolun, üçüncü iki kolun altında kendinden birer tomurcuk bulunacak. Toplam altı kol olacak. Tomurcukları ve kolları tek parça olan kandillik, saf dövme altından olacak.
“Kandillik için yedi kandil yap; kandiller, karşısını aydınlatacak biçimde yerleştirilsin. Fitil maşaları ve tablaları saf altından olacak. Bütün takımları dâhil kandilliğe bir talant[a] saf altın harcanacak. Her şeyi sana dağda gösterilen örneğe göre yapmaya dikkat et.”**
(Çıkış 37:17-24)
Stefan Zweig'in bu güzel eserini tavsiye ederim.Tamamen objektif olarak,dini bir yorum katmadan okursanız daha iyi olacaktır.İnsaniyetin varoluşundan beri süregelen olaylardan birini anlatmak ister,umudun yakarışı.
Farabî-İdeal Devlet
Farabî (870-950), Türk-İslam filozofları arasında önemli bir yere sahiptir. Platoncu-Aristotelesçi siyaset felsefesini İslam'la bağdaştırmak ve uzlaştırmak istemiştir. İslam