·112 syf.····Okunma: 27 Ocak 2025 23:07 Firdevs kendi mi fahişe olmayı seçti yoksa toplum mu onu bu yola itti?
Yazarın Mısırlı kadınlarda nevroz konusunu araştırmaya başlaması ve yolunun hep görmek istediği cezaeviyle kesişmesi Fidervs ile bir araya getiriyor yazarı. Birinci bölümde kısaca yazar Firdevs ile nasıl bir araya geldiğini anlatıyor. Sonra uzun bir ikinci bölüm okuyoruz. Sadece Firdevs anlatıyor neler yaşadığını, neler hissettiğini, düşüncelerini, çaresizliğini… Ben yazarın Firdevs anlattıkça araya dahil olmasını isterdim açıkçası. O an yazarın ne düşündüğünü ne hissettiğini aktarması büyük ihtimalle hoşuma giderdi. Okurken benim gibi düşündü mü hissetti mi bilmek isterdim ya da farklı bir açıdan mı baktı mesela olaya. Ama yazar sürece karışmamayı, üçüncü bölümde kısaca düşüncelerini anlatıp kitabı bitirmeyi tercih etmiş.
Firdevs’in çocukluğu, annesi, sünnet edilişi, babası, amcası, kocası, İbrahim’e aşkı ve diğer her şey…
İstek ve hayal okuyup çalışmakken hayatın çelmesini yiyip fahişe olmak.
Erkekler tarafından itilip kakılmış ama kadınlar da farklı bir şey yapmamış Firdevs için. Elinden tutuyor gibi gösterip sadece faydalanmış.
Bu kadar kötülüğün içinde aşık olması tek taraflı bu aşkı yaşaması ve ordan da bir darbe daha alması. Sanırım Firdevs için bu bardağı taşıran son damlalardan biri. O zamana kadar yaşadığı her şeyin hıncını Marzuk adındaki -Firdevs’in tabiriyle- pezevenkten çıkarması onu bıçaklaması hapishaneye gelişi idamını beklemesi ve son!