Kitap I. Dünya Savaşı'nın 10 yıl öncesinde Fransız Riviera'sında bir akşam yemeği tartışmasıyla kapılarını aralar. Fransız bir genç çalışan konuşmasıyla evli olan Henriette'yi etkiler ve bir süre sonra Henriette'nin bu gençle kaçtığı anlaşılır. İşte bu büyük bir tartışmaya yol açar. Kitabın ana kahramanı diğerlerinin aksine Henriette'nin kaçışını bir namussuzluk olarak görmez. Henriette'yi savunan konuşmalar yapar. Kadının 24 saatin bir kadını değiştirebileceğini söylemesi Mrs. C.'nin dikkatini çeker. Mrs. C. kadının bu hoşgörülü tavrından cesaret alarak 24 yıl önce yaşamış olduğu 24 saatlik pişmanlığı ona anlatmaya karar verir. Kadının da onayını alarak anlatmaya koyulur. O zaman kocasının ölümünün ardından 2 yıl geçmişti. Mrs. C. 42 yaşına gelmişti. Mrs. C. stres atmak için kumar salonuna girmiş ve rulette bir adamı izlemeye başladığını fark etmişti. Adam kazandığında mükemmel bir ruh haline bürünüyor, kaybettiğinde ise yerin dibine giriyordu. El hareketlerinden ruh hali anlaşılıyordu. En sonunda bütün parasını rulette kaybetti ve dışarı çıkıp bir banka yığıldı. Mrs. C. onun intihar edeceğini düşünüp peşinden gitti. Dışarıda yağmur başlamıştı. Herkes yağmurdan kaçarken o adam hiç tepki vermiyordu. Mrs. C. adamı alıp bir otele götürmeye karar verdi. Adamı otele götürdü, geri dönecekken adam kalması için ısrar etti ve odaya çıktılar. Mrs. C. uyuyup uyandıktan sonra kendini yabancı bir yerde gibi hissetti. Yarı çıplaktı ve yanında o adam vardı. Kendini adeta kirlenmiş hissetti. Adama gözlerini dikti ve o esnada adam uyandı. Adam Mrs. C.'ye nasıl bu hale geldiğini anlattı. Amcası Prater'de at yarışı oynamış ve parasının 3 mislini kazanmıştı. Aynı gün babası oğlunun okul başarısından dolayı ona para vermişti. Oğlu da o parayı Prater'de kumara oynadı ve parasının 3 katını kazandı. Daha sonra çeşitli yerlerde kumar oynamaya devam etti ve bağımlılığı ortaya çıktı. Parası kalmayınca yengesinin küpelerini çaldı ve rehin vererek parayı iddiada yedi. İşte şimdi beş parasızdı. Mrs. C. ona belli miktar para verdi ve buradan ayrılmasını, evine dönmesini istedi. Tren garında buluşmalarını söyledi. Faytonla gezintiye çıktılar ve kilisenin önünde indiler. Orada Mrs. C. adamın tövbe etmesini istedi. Adam tövbe etti ve Mrs. C.'ye minnettarlık duydu. Daha sonra Mrs. C. ondan ayrıldı ve 17.00'daki randevusuna gitti. Daha sonra kaldığı otele gitti ve o anda bir karar verdi ve o adamla birlikte onun istediği yere gitmeye, onunla birlikte olmaya karar verdi ve bavulunu hazırladı. 19.00 civarında kuzeniyle karşılaştı ve onu geçiştiremedi. Saatin 19.25 olduğunu fark etti ve kuzenine gitmesi gerektiğini söyleyip aceleyle oradan ayrıldı. Tren 19.35'te kalkacaktı. Otel görevlisi bavulunu taşımak için yanında refakat etti. Ancak Mrs. C. trene yetişememişti. O an büyük hayal kırıklığına uğradı. Mrs. C. onu anımsayacağı yere, kumarhaneye geri döndü ve tuhaf bir şekilde onu tekrar rulet masasının başında gördü. Tövbesini bozmuş, Mrs. C.'nin parasıyla kumar oynamaya devam ediyordu. Mrs. C. tekrar hayal kırıklığına uğradı. Adamın yanına gitti ve ona tövbesini bozduğu için çıkıştı. Adam da bunu kabul eder gibi oldu, ama bir oyun daha rica etti. Mrs. C. hiçbir şey demedi ve adam yine kaybetti. Mrs. C. onu bu bataklıktan çıkarmak istedi ama adam Mrs. C.'yi itti ve ona uğursuzluk getirdiğini söyledi. Mrs. C. büyük hayal kırıklığına uğradı ve orayı terk edip adamın daha önce yığıldığı banka bu sefer o yığıldı. Daha sonra orayı terk edip oğlunun yanına gitmeye karar verdi. Yolculuk 48 saat sürdü ve o hiçbir şey yiyip içmedi. Oğlu onu karşıladığında çok kötü durumda olduğunu gördü. Mrs. C.'nin tek istediğiyse derin bir uyku çekmekti. Zaman içinde acısı yavaş yavaş dinmişti. İşte böylece Mrs. C. 24 saatlik o kirli anısını kadına açmıştır. Kadın ise duygulanmış bir haldeydi ve konuşamadı. Sadece Mrs. C.'nin elini hafifçe öpmekle saygısını gösterebildi. Ve bu etkileyici, 70 sayfa olmasına karşın beni derinden sarsan kitabın sonuna gelmiş bulunuyorum. Mrs. C.'nin yaşamış olduğu o sarsıntıyı yazar bize içtenlikle aktarmış. Bana da o anı kendim yaşamışçasına hissetmek düştü. Çok etkileyici bir kitaptı. Kitaba puanım 10 üzerinden 9.
Alıntılar: Yalnızca ölmek istediğimi hatırlıyorum, ama çok istediğim halde o hüzünlü hâlimle bunu çabuklaştıracak güçten yoksundum (Sf. 17).