Puan vermedi·592 syf.····Okunma: 22 Ocak 2025 19:54 "Sayru Usman" karakteri üzerinden Selim İleri bizleri bambaşka hayatlara ve kurgu mu yoksa gerçek mi olduğunu sorguladığımız anılara götürüyor. Kitapta kimler yok ki; başrol tabi ki Cahide'nin...
Cahide Sonku, Muhsin Ertuğrul, Charles Dickens, Kafka, Balzac, Shakespeare, Sarah Bernhard, Halide Edip, Yahya Kemal, Ahmet Hâşim, Sait Faik , Abdülhak Hamit Tarhan, Namık Kemal, Tevfik Fikret, Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem... Hepsinin kurmaca varlığına yer veriyor.
Sayru'nun günlüklerini beğenmeyen, kültürsüz olduklarını her fırsatta okura hissettirdiği kurmaca karakterler yayınevi sahibi/editörlere de "et kafalı oğlanlar ve yellozlar" olarak sıklıkla yer veriyor Selim İleri...
Sayru günlüklerini "yeşil mürekkep" ile yazıyor, ismi hiç geçmese de bu yeşil mürekkep ile de canım "Sabahattin Ali"ye atıfta bulunduğunu düşünüyorum.
Abdülhak Hamit Tarhan için "Ulu Şair" lafzını kullanıyor, Finten şiiri için de "bizim Hamlet'imiz"dir diyor. (sayfa 94) Muhsin Ertuğrul'un Finten'i devlet tiyatrolarının repertuvarından çıkarmış olmasına çok kızıyor... Kızan aslında Sayru Usman ama çoğu yerde Sayru Selim İleri'nin kendisi mi dedirtiyor kitap... Sayru'nun Cahide'ye olan tutkusu ya da aşkı her fırsatta dile getiriliyor. Selim İleri acaba gerçekten Cahide Sonku'ya aşık mıydı diye düşündürüyor ancak aralarında epeyce bir yaş farkı da var... Sonku ve Ertuğrul etrafındaki tiyatro, sinema çevreleri, sanat dünyası ve bu dünyanın dedikodularına da çokça yer veriyor.
Şu alıntı ile de Hâmid'in unutulmuş olmasına kızgınlığını ifade ediyor:
"Kıymetlerin kıymetini bilmeyiş bizim cemiyete mahsustur. Hâmid'in bugün tamamıyla unutulmuş olması kıymet bilmeyişimize iyi bir örnektir." (sayfa 99)
Ayrıca, Kübra Erkılıç adlı yeniyetme bir yazarın "Kösem'in Mahrem Aşkları" kitabıyla ilgili düşüncelerini de son yıllarda meşhur olan, çok satan ancak edebi yönden yetersiz olduğunu düşündüğüm wattpad yazarlarına bir eleştiri olarak değerlendiriyorum...
Kanuni'nin Şehzade Mustafa'yı öldürtmesi, Hürrem 'in entrikaları, şehzadeler arasındaki taht mücadeleleri üzerinden Osmanlı hanedanına da götürüyor okuru...
Kısacası kitapta "yok" yok arkadaşlar... Selim İleri'nin entelektüel bilgi birikimine hayran kalmamak mümkün değil.
Sevgiyle ve kitapla kalın...