Kitap 3 tane menkıbeden (dînî öykü) oluşuyor. İlk menkıbe "Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor" Tanrı'ya karşı çıkıp başka putlara tapan kişilerin artmasıyla Tanrı'nın insanların üzerine mutlak gazap getirmesiyle açılır. Ancak Rahel mezarından çıkar ve Tanrı'nın karşısında dikelir ve onunla konuşmak ister. Tanrı'nın bildiği halde ona geçmişini açar. Rahel bir köylü olan Yakup'a ilk gördüğü andan itibaren âşık olmuştur. Rahel'in babası Lavan ise Yakup'u sınar ve 7 yıl boyunca onu hizmetinde çalıştırır. 7 yılın sonunda Rahel babasına sınamanın bittiğini söyler. Ancak babası Rahel'in ablası Lea'dan önce evlenmesinin Tanrı ve halk gözünde hiç doğru olmadığını düşünür. Lea'yı Yakup'la evlendirmeye karar verir. Rahel bu durumu kabullenemez. Yakup'a gerdek gecesi eğer gelin üç kez alnını öperse kendi olduğunu söyler. Daha sonra Lea Rahel'in yanına gider ve onunla konuşur. Lea bu evliliği istememekte ve Rahel'den özür dilemektedir. Yakup'un da Lea'yı istemeyeceğini bilmektedir. Rahel'e ne yapması gerektiğini sorar. Rahel de duruma üzülür ve fedakârlık yapar. Lea'ya Yakup'un alnını üç kez öpmesini, bu sayede Yakup'un gelinin Rahel olduğunu sanacağını söyler. Ancak Lea konuştuğunda Yakup onun Rahel olmadığını anlayacaktır. Bunun için de Rahel önceden gerdek odasına girecek ve sesini kullanacaktır. Her şey gerçekleşir ve Rahel 7 saat boyunca o gerdek odasında kalmıştır. 7 saat Rahel'e 7 yıl gibi gelmiştir. Sabah olduğunda Yakup gelinin Rahel olmadığını anlar ve çıldırır. Dışarı çıkıp eline balta alır, Rahel'i bulur ve ona yumruk atar. Daha sonra baltayı Rahel'e indirecekken Rahel'in kanlar içindeki yüzünü görür ve ona merhamet eder. Sadece ona değil, Lea ve Lavan'a da merhamet eder. İşte şimdi, Rahel de Tanrı'dan merhamet talep eder. Yakup, o sıradan insan merhamet edebiliyorsa, yüceler yücesi Tanrı nasıl merhamet etmez. Rahel Tanrı'yla hesaplaşması sonucunda Tanrı yüce merhametini ona ve halkının üzerine yağdırır. İkinci menkıbe "Üçüncü Güvercinin Hikayesi"dir. Nuh iki tane güvercini dünyada yaşam olup olmadığını haber vermesi için yollar. İlk güvercin hiçbir şey getirmeden geri döner. İkinci güvercin ise bir zeytin dalıyla geri döner. Nuh peygamber bundan yola çıkarak suların çekildiğini anlar. Yaşam geri dönüyordur. Nuh peygamber emin olmak için üçüncü bir güvercin gönderir. Üçüncü güvercin dünyanın ihtişamına kapılır ve görevini unutur. Üçüncü güvercin barışı bulmak için uçar, ancak her yerde insanların yaptığı yıkımlara tanıklık eder. Ne yazık ki üçüncü güvercin hâlâ sığınabilecek bir yer bulamadı. İnsanlık da barışı bulamadı. Üçüncü menkıbe ise "Ölümsüz Kardeşin Gözleri"dir. Üç menkıbe içinde en uzunu ve benim favorim olan menkıbe oldu. Virata'nın öyküsüdür. Halkın bazı kesimi krala karşı gelmeye başlamış ve ona karşı saldırı planı yapmıştır. Virata bundan haberdar olmuştur. Bu saldırıyı gece düzenlediği saldırıyla egale eder. Bunun üzerine "Şimşek Kılıç" adını alır. Ancak Virata öldürdüğü düşmanların içinde ağabeyini görür. Gözleri açık bir şekilde ölmesi Virata'yı derinden etkiler ve artık kimseyi öldürmek istemez. Kılıcını nehre atar. Kralına artık kimseyi öldürmeyeceğini söyler. Kralı da ona yargıç olması önerisinde bulunur ve Virata bunu sevinçle kabul eder. 7 yıl boyunca yargıçlık yapar. Onu artık "Adalet Pınarı" diye çağırıyorlardı. Bu süreçte hiç kimseye idam cezası vermemiştir. Bir gün yine bir suçlu gelir. 11 kişiyi öldürmüştür. Virata ölen her bir kişi için 1 yıl hapis ve 11 kırbaç cezasını uygun görür. Bunun üzerine suçlu yargıcın bu cezaları yaşamadığı için rahatça bu kararı verdiğini ve haksız olduğunu düşünür. Bu söyledikleri Virata'yı düşündürür. Virata bir karar verir ve 30 gün boyunca hapiste kalma ve kırbaç cezasını hissetmek ister. Bunun üzerine suçlunun yerine geçer ve suçlu da 30 gün boyunca dışarıda kalır. Virata suçludan 30 günün sonunda krala durumu açıklaması için yemin ettirir. Suçlu da bunu kabul eder. Virata 30 günün sonunda verdiği kararın ne kadar ağır olduğunu anlar. Virata artık yargıçlık yapmak istememektedir. Kralından görevden azledilmek ister. Kral da ondan şahsi danışmanı olması önerisinde bulunur ve Virata yine sevinçle kabul eder. Aradan 3 yıl geçer. Halk artık onu "Öğüt Pınarı" diye çağırıyorlardı. 6. yılın bir vakti oğulları kölelerinden birini dövüyorlardı. Virata oğullarıyla tartışmanın sonucunda tüm kölelerin serbest bırakılmasını istedi. Oğulları da bunun yanlış olduğunu söylediler. En sonunda Virata her şeyi oğullarına bırakıp yalnız bir yaşam sürmeye karar verdi. Bir buçuk yıl boyunca yalnız yaşadı ve bu süreçte birçok hayvan onun arkadaşı oldu. Bir gün bir avcı onu gördü ve onun Virata olduğunu anladı. Daha sonra birçok kişi onu görmeye geldi. En sonunda haber krala kadar gitti. Kral onu ziyaret etti ve Virata yalnız yaşamayı tercih ettiğini söyledi. Artık Virata'ya "Yalnız Yıldız" diyorlardı. Böylece Virata'yı örnek alanlar oldu. Bir gün Virata yerde cansız yatan birini gördü. Tek başına taşıyamadığı için köye gidip yardım istemeye gitti. Orada bir kadın ona kinle bakıyordu. Virata bunu fark etti ve nedenini sordu. Kadın da onun yüzünden kocasının yalnız yaşamaya karar verdiğini söyledi. Kocası olmayınca eve yemek girmez oldu ve çocukları açlıktan öldü. Virata hiçbir şey yapmadan bir şey yapmıştı. Virata kadından özür diledi ve yalnız yaşamından da vazgeçti. Bu sayede kadının kocası da evine geri dönecekti. Virata en büyük özgürlüğün hizmet etmek olduğunu düşünmeye başladı ve kraldan hizmetli olmak istediğini söyledi. Kral da başta tuhaf karşılasa da Virata'dan köpek bakıcılığı yapması teklifinde bulundu. Virata da bunu müthiş bir sevinçle kabul etti. Bir zamanlar erdemin dört adıyla ülkede saygı gören Virata artık kölelerle birlikte kalmaktaydı. Zamanla herkes ondan uzaklaştı. Kral Virata'dan önce öldü. Yeni gelen kral ise Virata'yı hiç sevmiyordu. Diğer insanlar da Virata'nın varlığını unuttular. Artık kimse Virata'yı hatırlamıyordu. Ve böylece üçüncü menkıbe de son bulur. Her menkıbeden çıkarılacak bir ders var. Ancak üçüncü menkıbe beni çok etkiledi. Virata'nın yaşadıkları çok vurucuydu. Bir insanın nasıl en yukarılara çıkıp sonra yerin dibine kendi isteğiyle girmesini ve insanların ondan uzaklaşmalarını çok güzel anlatmış. Kitaba puanım 10 üzerinden 10.
Alıntılar: Artık irademden özgür olmak istemiyorum. Çünkü özgür olan aslında özgür değildir, hiçbir şey yapmayan da günahsız değildir. Yalnızca hizmet eden özgürdür, iradesini başkalarına veren, gücünü bir iş için harcayan ve sorgulamadan işini yapan kişi özgürdür. Eylemin sadece ortası bizim elimizdedir -eylemin başı ve sonu, nedenleri ve sonuçları tanrıların iradesindedir-.Beni irademden özgür bırak -çünkü bir şey istemek deliliktir, hizmet etmek bilgeliktir - (Sf. 68).