Selamlar Arkadaşlar...
Bir veda mektubu ve boşlukta kendini asmış bir adamla başlıyor kitabımız ve on ay öncesine dönerek geçmişi okumaya başlıyoruz.
♡
Ali Sadi!
Yerel gazetede "Modern toplumun insanı yalnızlaştırması" başlıklı konuyu kaleme alan bir terapistten randevu alır. Psikolog Eylül le ilk randevu, ilk tanışma terapiyle birlikte Ali Sadi' nin dönüşüm süreci başlar. Hayatı hep bir yarım kalmışlıklar manzumesidir Ali Sadi' nin, doktorların hamile kalma riskine rağmen onu doğuran annesini dakikalar içinde kaybetmesi, ona kol kanat geren babasının on altı yaşındayken vefatı, pandemi de babaannesini de kaybetmesiyle yapayalnızlığının katlanıp ölümü düşünmeye kadar varan psikolojik çıkmazı. Kendiyle hesaplaşmaları, benzer acıları paylaştığı büyük aşkı Deniz'in de terketmesiyle, Ali Sadi ruhunun çürüdüğünü hissederken bir çıkış yolu var mıydı? Tüm bunlara terapi seanslarında şahit oluyoruz, hele o Ali Sadi' nin iç sesi yok mu arada Sus ama artik! desem de. Ali Sadi' nin terapide farkettiği bir ayrıntıyla babasının kaza zannettiği ölümünün ardında yatan gerçeğin peşine düşmesi...
Bazı kitapları yorumlamak ne zor bu kitap gibi. İki farklı yazar birlikte Ali Sadi karakteriyle öylesine güzel bir bütünlük hissettiriyorlar ki, bunu da okuru dahil ederek başarmaları tebrike değer; #veyseldağ #oktayçakan
#nous Düşsel Sancılar Gerçek Aşklar psikolojik analizleri ve duygusal derinliğiyle Ali Sadi' nin değişim sürecine sizi tanıklıga çağırıyor.
" Mutlu gözüken her maskenin altında mutlaka bir hüzün yatar. Acılar, dertler, kederler bize ders verir; mutluluklar değil."
"Bilmelisin! Yol da sensin, yolcu da! Keşfet ve durma!"