Yeniden bir Brittainy C. Cherry kitabını mutlulukla bitirdim.
Yazarın ilk Karışık Kaset kitabını okumuştum ve daha sonra diğer kitaplarına da şans vermek istedim. Sırada ise İkimizin Yıkımı kitabını okuyacağım.
Kitabın yarısına kadar çok yerde sinir krizleri geçirsemde ortaya dökülenler beni toparladı.
Öyle ki, belli bir noktadan sonra kitabı bırakamadım ve bu gece bitirdim(alkışlar bana).
Kitap yer yer sizi sinir edecek karakterler ile dolu. Buna kasaba halkı da dahil. Jackson'ın onlar yüzünden böyle öfke dolu olmasına şaşmamalı.
Jackson'ın babası ve annesi, Grace'in babası ve annesi, eski kocası ve en yakın arkadaşı. Ahh, sizi boğazlayabilirim cidden, bu ne bencillik böyle?
Baş kahramanlarımız da beni en çok sinir eden noktalardan biri her ikisininde önyargılı olmasıydı. Aslında bu aileden gelen dolduruşlar ile olduğu için gözardı edilebilir
Jackson, öfke patlamaları yaşıyor, bazen kontrol edebiliyor. Grace ise çok ağlak.
Her iki karakterde travmatik şeyler yaşamış, bu yüzden bir kısmını göz ardı ettim.
Karakter gelişimleri ise okuması keyifli bir süreç oldu benim için.
Kitabın konusundan bahsetmeyeceğim.
Kitapta en sevdiğim anlardan biri; gelişigüzel gerçekler diyalogları oldu.
Diğeri ise Jackson'ın Grace'e gönderdiği 7 gül buketi (burada gözlerim doldu yalan yok) oldu.
Son olarak kitabı sevdim, yazarın kalemini sevdim, kurguyu sevdim, Chester kasabası halkından nefret ettim.