Bir Kitap Değil Bir Film: Baba Üzerine Bir İnceleme
10/10
·542 syf.··
2025 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2025 10:44
Hayatımda ilk kez bir kitaba 10 puan verdiğimi hatırlıyorum. Bu yüzden inceleme yazmadan önce epey bir düşünmem gerekti. Öncelikle kitap ile ilgili bazı detayları vermem lazım. *Mario Puzo kitabı borçlarını ödeyebilmek için yazmış. Çok ilginç değil mi? Dostoyevski'nin Kumarbaz'ı da öyleydi. Puzo, kitap yazmadan önce ciddi mali sıkıntılar içindeydi. Ailesini geçindirmek için sürekli olarak dergilere makaleler ve kısa hikâyeler yazıyordu ama büyük bir başarı elde edememişti. Sonunda, yayınevinden 5.000 dolarlık bir avans aldı ve mafya dünyasını anlatan bir roman yazmaya başladı. Roman, tahminlerinin çok ötesinde bir başarı yakaladı ve onu milyoner yaptı. *. Vito Corleone karakterini gerçek mafya babalarından esinlenerek yazdı Puzo, Vito Corleone'yi yaratırken özellikle iki mafya babasından ilham aldı: Frank Costello: New York’un ünlü mafya liderlerinden biriydi ve kamuya açık konuşmalarında hep sakin, bilgece bir üslup takınırdı. Corleone’nin diplomatik tarzı büyük ölçüde ona dayanıyor. Carlo Gambino: Sessiz ve gölgelerde kalan bir mafya lideriydi. İşlerini titizlikle yürütür, dikkat çekmekten kaçınırdı. Bu da Vito Corleone’nin tarzına benziyor. *"Godfather" kelimesi aslında mafyada yaygın olarak kullanılmıyordu. Mario Puzo, "Godfather" (Baba) terimini mafya ile özdeşleştiren kişi oldu! Kitaptan önce İtalyan-Amerikan suç dünyasında bu kelime yaygın değildi. Ancak kitap ve film o kadar popüler hale geldi ki, mafya üyeleri bile birbirlerine "Godfather" demeye başladı. Hatta, film çıktıktan sonra FBI, mafya görüşmelerinde bu kelimenin kullanıldığını fark etti. Hahaha çok ilginç yahu :) *Mario Puzo, kitabı yazarken hiç mafyayla görüşmemiş Puzo, mafya dünyasını gerçekte hiç tanımadan The Godfather'ı yazdı. Çoğunlukla gazete haberlerinden, mahkeme kayıtlarından ve halk arasındaki söylentilerden yararlandı. Kitap o kadar gerçekçi bulundu ki, mafya üyeleri bile "Puzo bizim dünyamızı nasıl bu kadar iyi bildi?" diye şaşırmış. *Puzo, filmi yazarken Marlon Brando’nun oynamasını istiyordu ve bu yüzden ona mektup yazdı Kitap filme uyarlanırken, Puzo özellikle Marlon Brando'nun Vito Corleone rolünü oynamasını istedi. Paramount başta Brando’yu istemedi ama Puzo ısrar etti ve hatta ona "Sen bu rol için doğmuşsun!" diye bir mektup yazdı. Sonunda Brando rolü kaptı ve efsanevi bir performans sergileyerek Oscar kazandı. Şimdi gelelim incelemeye: Mario Puzo’nun The Godfather romanını elime aldığımda, klasik bir mafya hikayesi okuyacağımı düşünmüştüm. Ancak sayfaları çevirdikçe fark ettim ki bu sadece bir mafya hikayesi değil, aile, güç, ihanet ve sadakat üzerine yazılmış kusursuz bir destan. Dahası, kitabı okuduğumu bile fark etmedim çünkü ben kitap okumuyordum, resmen bir film izliyordum. (Yazarın en çok hayran kaldığım noktası) Michael’ın Dönüşümü: Kardeşinin Arkasında Duran Bir Çocukken Soğuk Bir Mafya Babasına Kitabın en etkileyici yanlarından biri, ana karakter Michael Corleone’nin dönüşüm hikayesi. En başta ailesinin kirli işlerine bulaşmak istemeyen, üniversiteli, düzgün bir adam olarak tanıyoruz onu. Ama sayfalar ilerledikçe, kader çarkları dönüyor ve Michael’ın soğukkanlı, hesapçı ve acımasız bir mafya liderine dönüşümüne şahit oluyoruz. Onun o meşhur restoran sahnesi (evet, kitabı okudum ama sahneyi gözümde o kadar net canlandırdım ki, neredeyse sesi duyuyordum) benim için kitabın kırılma noktalarından biri oldu. Vito Corleone: Mafya Dünyasının Aristoteles’i Şimdi gelelim Baba’ya, yani Vito Corleone'ye ya da Don Corleone'ye. Adam tam anlamıyla mafya dünyasının filozofu! Öyle kuru bir gangster değil, olayları uzun vadede gören, düşünmeden asla hareket etmeyen, en tehlikeli anlarda bile soğukkanlılığını koruyan bir karakter. Ayrıca onun şu ünlü sözü: "Ona reddedemeyeceği bir teklif yapacağım." Eğer tehdit etmek sanatsa, Vito Corleone bu sanatın Michelangelo’sudur. Kitapta onun mafya dünyasındaki yükselişi, kurduğu bağlantılar ve olayları çözme biçimi o kadar zekice işlenmiş ki, bazen kendimi ona hayran olurken buldum. Aklıma bir mafya liderine hayran olacağım gelmezdi. Ahh Mario Puzo sen nelere kadirsin! :) Mario Puzo’nun Muhteşem Yazım Tarzı Kitabın en büyük başarısı, Mario Puzo anlatım tarzı. Yazar, konuyu o kadar akıcı anlatıyor ki, ben kitap okumadım, film izledim. Sahne geçişleri, karakter diyalogları ve olay örgüsü tam bir sinema senaryosu gibi. Bu da kitaba 10 puan vermeme neden olan asıl sebep zaten. Mutlaka okuyun... Kitapla kalın :) Baba
Edebiyat
BabaMario Puzo · E Yayınları · 20253,046 okunma
·
1.096 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.