9/10
·346 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 03:05
19. yüzyılın sonunda yazılmış olan bu kitabın ilk bölümlerinde yazılanlar bana pek çok şeyi sorgulattı. 1) Biz mi çok geriden geliyoruz yoksa onlar mı(batı) çok ilerde? Bu sorgulamamın temelinde iki şey yatıyor. Birincisi; o dönem Fransa başta olmak üzere Avrupa'da eğitim sistemi ve toplumsal sorunlar üzerine yapılan eleştirilerin bizim toplumumuzun bugününü anlatıyor olması. Buna bir hayli üzüldüm. Çünkü bu durum doğu toplumları olarak zihinsel devrimimizi hala gerçekleştiremediğimizin acı bir kanıtı ki teknoloji devrimiyle birlikte bu şansımızı tamamen kaybetmiş olabiliriz. İkinci neden ise yazarın eğitim sistemi ve toplumsal sorunlara yapılan eleştirisinin ardından bir çözüm önerisi olarak bu kitabı yazma ihtiyacı hissetmesi ve sonuç olarak bugünkü Avrupa toplumuna baktığımızda bu sorunların aşılmış olduğunu görmek oldu. Elbetteki tüm Avrupa bu kitapla değişmemiştir fakat referanslara bakılırsa o dönemde bu konuda pek çok kitap yazılmış; Avrupa toplumunun entelektüelleri de bu sorunları kendilerine dert edinmişler ve alternatif çözümler üretmek için bu sorunlara ciddi bir şekilde kafa yormuşlar. 2) Yenilikler ve değişim sancıları her çağda aynı mıydı? Bu sorgulamanı nedeni ise 21. yüzyılda sosyal medyanın hayatımıza, alışkanlıklarımıza, kültürlerimize, yaşam tarzımıza etkilerini tartışırken 19. yüzyılda insanların aynı şeyleri gazeteler için düşünüyor olmasının beni çok şaşırtması. Yazar modernleşme ve iletişim araçları( gazete) için tam olarak şunları söylüyor: "Modern hayat şartları manevi hayatımızı yok etmiş durumda ve zihinsel dağınıklığımız artık bastırılamayacak kadar ayyuka çıkmış halde. İletişimin kolaylaşması, dağlara ya da denize gitme alışkanlığı gibi şeyler hep düşüncelerimizi dağıtmaktadır. Okumak için bile zaman kalmıyor. İnsanlar heyecan dolu ancak bir o kadar da boş hayatlar sürüyorlar. Günlük gazeteler ve bu gazetelerin insan zihnini yapay bir şekilde uyarması, beş kıtada olup biten çeşitli olayları kolayca önümüze sermesi , kitap okumayı insanların nazarında son derece sıkıcı kılıyor."(s.40) Özellikle öğrencilere hitaben yazılmış olsa da toplumu ve eğitim sistemini sadece eleştirmekle kalmayıp pek çok çözüm önerisiyle birlikte herkese faydası olacak son derece güzel bir kitap. Kuru eleştiri haklı olsa bile çözüm önerisiyle birlikte geliştirilmemişse benim için pek anlam ifade etmiyor. 21. yüzyılda bütün kişisel gelişim kitaplarında karşılaştığımız "şunu yap, şöyle ol, böyle düşün" söylemine karşın 200 yıl önce yazılan bu kitapta "nasıl yapılır, nasıl olunur, nasıl düşünülür, düşünceler eyleme nasıl geçirilir" gibi pek çok sorunun cevabını buldum. "İrade Terbiyesi" tam olarak adının hakkını veriyor ve sağa sola sapmadan irademizi nasıl terbiye edeceğimizi adım adım anlatıyor. "Bu kitabı neden daha önce okumadım?" diye sormadan edemedim. Şiddetle tavsiye ediyorum. İyi okumalar...
İrade TerbiyesiJules Payot · İndigo Kitap · 202138,5bin okunma
··
181 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.