DalyanGüven Turan
Kitap aşksız bir birlikteliğin konusunu işliyor. Adı olmayan bir adamın gözünden anlatılıyor her şey. Kadının ismi ise Penelope. Kokusu bile olmayan, yabancı ve gölge gibi bir kadın Penelope. Geçmişi sır tutan, başkalarının geçmişini öğrenmeye de isteği olmayan bir kadın. Kitap boyunca anlayamıyoruz Penelope’nin kim olduğunu. İsimsiz kahramanımızda sık sık şu soruyu soruyor gerek içinde gerek dışına “Kimsin sen Penelope?” İki tarafta geçmişlerini eksik ve belirsiz, kopuk şekilde aktarıyor birbirine. Tek bildiğimiz ikisinin de tek olduğu. Her açıdan “yalnız” bireyler olmaları yer yer bizi çok etkiliyor ve monologlarına dair düşüncelere daldırabiliyor. Aralarında yine yer yer görebildiğimiz tutkuları onları bağlayan şeylerden biri.
“Hayır, yaşamının o çizgisine gitmemeli. Geçmişi kurcalamamak. Geçmişi irdeleyen sözcüklere, anıştırmalara da yer vermemeli…En iyisi kapatmak. Gizlemek. Örtmek.” (S.11-12)
“Eskiden anlatırdı geçmişini, şimdiyse kendisinden hiç söz etmemeyi yeğliyor. Herkes onu, o andaki kişiliğiyle, o andaki ilişki içinde tanımalı” (s.18)
Bir ilişki varsa bile ortada bir aşk olmadığına eminiz bu kitapta. Kahramanımızın usundan geçen geçmiş ilişkileri onu prangalamış ve bundan kurtulamıyor. Ara ara ya Gülay ya da Elçin dönüyor usunda. Onlarla Penelope’yi karşılaştırıyor. Ancak bu karşılaştırmalar ve anımsamalar da çok zamansız.
“Aramalı onu. Arayamaz. Aradan geçen süre engeller bunu. Kaçmanın hiçbir anlamı olmamasına karşın. İnançlarının tepkisiyle kesip attığı bir ilişki, uzun bir süre geçmesine karşın yeniden anımsatıyor işte.”
Kitap 10 bölümden oluşmakla beraber her bölüm diğerinin bıraktığı yerden devam ediyor izlenimi de pek uyandırmıyor. Genellikle araya günler, haftalar girdiğini görerek bir zaman atlamasıyla karşılaşıyoruz. “Us” sözcüğü sık kullanılıyor diyebiliriz. Yalın bir üslubu var yazarın, kitap kolayca anlaşılabiliyor. İç monologlar oldukça fazla, diyaloglar ise olaylar gibi az Dalyan’da. Bu durum kitabı kısa sürede bitirmeyi engelliyor çünkü bir duygu seline girdiğinizi hissediyorsunuz kitabın kapağını açtığınız gibi.
Turan’ın şiirlerini de severek okuyan bir okur olarak romanını da sizlere önerebilirim. Keyifli okumalar dilerim.