Gönderi

10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 19:32
Sabahattin Ali'nin anlatımı o kadar güzel ki, öyle güzel tasvirler kullanıyor ki kitap resmen sular seller gibi akıp gitti. Özellikle böyle yaşıyor gibi, sanki ben de oradaymışım ve olanlara tanıklık ediyormuşum gibi kullanılan dildeki kitapları çok seviyorum. Sabahattin Ali de öyle işte. Dili çok ustaca kullanıyor ve sizi alıp götürüyor siz fark etmeden. İçimizdeki Şeytan'a gelecek olursak, o başından beri içimizde bir şeytanın olduğunu dile getirmişti bence o şeytanı en iyi şekilde, kitabın ana kahramanlarından kendi itirafıyla Ömer anlatabilir (Spoiler olabilir!): "Sana ahlak vaazı verecek değilim. Yalnız, benim gibi eş dost arasında akıllı geçinen bir insanın nasıl olup da bu kadar manasız ve bomboş bir gençlik geçirdiğine herkesten evvel kendimin hayret ettiğimi söyleyeceğim. Evvela bunun farkında değildim (....) Ne gayem ne düşüncem vardı. Zekam bütün kuvvetini içinde bulunduğu âna sarf ediyordu (....) İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum; müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa ve tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki seytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey, hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var... Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle, kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafı savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesislerde arıyoruz." Bence ana fikir tam da burada gizliydi. Ancak bir de Macide vardı ki ah Macide ah! Kendini herkesten ve her şeyden daha başka, daha yabancı hisseden, alışmak istemeyen ve bundan da imtina eden Macide. O da Ömer gibi bir süre sonra içinde bir şeytan olduğuna inanmaya başlamış, kendi düşüncelerine bazen hem inanamıyor bazen de inanmak istemiyordu. Hep bir sorgulama halindeydi. Ama Bedri de farksızdı ondan. Aslında ne kadar da benziyorlardi birbirlerine. Bunu Macide de anlamıştı. Ama asıl önemli olan sorumluluğu şeytana atmaktansa kendimizi bir bütün halinde görebilmekti. Başından beri...
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 2024208,8bin okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.