Stefan Zweig okumayı çook özlemişim. Yazardan okuduğum 22. kitap oldu. Külliyatını bitirmeyi çok istiyorum özellikle biyografi yazılarını asıl merak ediyorum. Şimdilik bu kitabı konuşalım.
Stefan Zweig biyografi yazılarıyla ünlü olduğu kadar novellalarıyla da ünlü bir yazardır. Eğer yazarın bilindik kitaplarına aşinaysanız bu kitap size biraz farklı gelebilir. Çünkü bu kitapta duygulardan, düşüncelerden çok olaylar var. Öyle olaylar ki sonraki yüzyılları etkileyecek kadar büyük nitelikte. Yazarımız kitapta bu olaylardan 14 tanesini işlemiş. Anlık, saniyelik verilmesi gereken bir kararın aslında ne kadar önemli olabileceğini gösteren tarihten örneklerle karşımızda.
Çok beğendiklerim kadar sıkıldıklarım da oldu. En beğendiklerim arasında Waterloo Savaşı, Tolstoy’un son günlerinin hikayesi, Okyanusu aşan ilk sözcük ve Cieora var. Özellikle Tolstoy’un hayatının son anlarına dair bilmediğimiz yanları okumak çok keyif verdi. Bir tren istasyonunda ölüyordu ama arkaplanda gelişen kısımları bilmiyorduk. Bunun gibi daha birçok şaşırdığım şey öğrendim.
Kitabın bir diğer sevdiğim kısmı da yazarın aralara kendi düşüncesini sıkıştırmasıydı. Yani olayı okurken aynı zamanda Zweig’ın olayla ilgili düşüncelerini de okuyabiliyorsunuz.
Yalnız bir oturuşta okunacak bir kitap değil bence. Çapraz okumayla her gün 1 hikaye şeklinde okunabilir. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar. ️