Gönderi

Beş para etmeze, vefakâr bir kadından mektup!
Puan vermedi·68 syf.··
2025 52. kitabı
‘Bakışları önündeki yazı masasında boş duran vazoya takıldı. Vazo boştu. Yıllardan beri, ilk defa boştu! Ürperdi. Birden bire kapı görünmeksizin ardına kadar açılmış ve başka bir alemden gelen soğuk bir esinti sessizce odasına dolmuştu. Ölümün varlığını ve ölümsüz aşkı hissetti. İçinden bir şeyler kopup gitti. Arzu dolu ve ölümsüz kadını, uzaklardaki bir müziği duyarcasına tutkuyla düşündü.’ Şu son cümleler zihnimde onulmaz bir yara izi bıraktı. Bir kaç kez okudum. Anlamak, hissetmek için. Çocukluktan başlayan, saf, onurlu bir sevgi. Annenin çocuğuna duyamayacağı, yaratıcının var olduğunu iddia ettiği sevgisi gibi. Mevlana’nın dediği gibi; ‘ne olursan ol yine de gel!’ Sevgi kaynağı sonsuz bir yeraltı ırmağı gibiydi kadının gönlünde. Beklentisiz, çıkarsız ve yoğun. İlk aklıma gelen insani refleksim ise sevgiyi bile belli insanlara yönlendirmek gerekiyor. Zira taşta ağaç yetiştiremezsin. En az toprak isteyeni bile az ister ki taşı delip alttaki toprakla buluşsun. Bilinmeyen bir kadından, armağan edilmiş bir hayat. Sevgiden habersiz, doğuştan şanslı, yaşadığını sanan ama yaşarken ölmüş bir zavallıya… Tek tesellim kadının çektiği acı ölümüyle son bulur. Esas yoksunluğu bundan böyle hiç sevmemiş olan ‘taş’ çeker. Acı, umutsuz, derbeder bir halde! Kimi ve neyi seveceğinize dikkat edin. Zira bir adanmışlıkla sevseniz bile, gönlü kırlaşmış, koru sönmüşten uzak durun. Hayat sevgiye ve güzelliğe muhtaç. Sadece Eros’un okunun doğru kişinin poposunda olduğundan emin olun!
Alıntı
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma
·
5,4bin Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Muhteşem 👏🏻
Emeğinize sağlık. Kitabı bitirdiğimde Bilinmeyen Kadın gerçekten aşık mıydı yoksa saplantılı mıydı diye çok düşünmüştüm. Bir insan bu kadar fedakarlık yaparak karşılıksız birini sevebilir mi??
Musa Yoldaş
Gönderi Sahibi
Bana makul gelmedi. Zira ben gerçek aşkın karşılıklı emek ile zaman içinde oluştuğuna inanırım. Birini ilk gördüğünüzde dışına tutulursunuz(doğaüstü bir yeteneğiniz varsa belki geleceği görebilirsiniz. Aksi halde görünüştür çeken). Zaman geçirdikçe, kişiyle an’lar biriktirildikçe gerçek ve makul olan ‘aşk’ ortaya çıkabilir. Gerisi film ve edebiyat endüstrisinin anlamsız dayatması gibi. Tabi bu benim fikrim