·256 syf.····Okunma: 02 Şubat 2025 18:38 Yakın zaman içerisinde çok sevdiğim yazarlardan biri olan Sabahattin Ali'nin romanlarından birini okudum. Zamanında Kürk Mantolu Madonna ve Kuyucaklı Yusuf'u da okumuştum ve çok beğenmiştim. Beni çok şaşırtmadı bu kitabı da.
Kitaptan genel olarak bahsedecek olursam, Ömer karakteri yaşını başını almış olsa da hala çocukluk arzularını kendi içinde bastıramayan ve insanlık güdüleri bakımından cahil bir karakter. Kendi tutkuları için yanındaki insanları düşünmeden harcar. Kendi içindeki sorunlarını çözmeden daha büyük sorunları hayatına alır ve bunları da soru olarak görmez. Bu sebeple işler çıkılmaz bir hal alır.
Macide ise Stockholm sendromu yaşarcasına Ömer'in hatalarını görmezden gelip hayatını iki kişilik yaşamaya çalışan bir kız. Gençliğin verdiği delikan ile düşünmeden kendini kurtarmak için adımlar atar. Fakat bence pişman olur bu yaptığına.
Tabii ki bahsetmeden edemeyeceğim diğer bir karakter de Bedri. ben Ömer mi Bedri mi diye sorsalar kesinlikle düşünmeden Bedri'yi seçerdim. Tam aradığımız, sevdiği için her şeyi yapan, varını yoğunu ortaya koyan, eril ve ne istediğini bilen bir karakter. Ömer gibi sağa sola yalpalanıp hayal dünyasına kendini kaptırmak yerine hayatın gerçekleriyle yüzleşip yere sağlam basan bir karakter.
Her ne kadar Sabahattin Ali'yi sevsem de bu kitaptaki bazı yerler fazla uzatılmış gibi hissettim. Daha kısa bir şekilde bazı şeyler ifade edilebilirdi diye düşünüyorum. Her şeye rağmen içine çeken ve kendini okutturabilen bir roman. Eğer Sabahattin Ali'yi hiç okuyamayan biriyseniz bu kitaptan değil de Kürk Mantolu Madonna'dan başlamanızı öneririm. Ama bu kitaba da şans verilebilir.
Kitap hakkında yardımcı olabildiysem ne mutlu bana. Keyifli okumalar dilerim!