9/10
·222 syf.··
2018 4. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2018 23:46
Uzun süredir böyle bir inceleme yapmıyorum ama bu sefer biraz üstüne düşeyim dedim. İlk Faulkner okuyuşum ve gerçekten de etkileyici bir isim. Kitabı bir çok listede okunması gereken eserlerden olduğu için almıştım. Nasip sırası geldi ve başladım okumaya ama AÖF sınavlarına çakıştığı için biraz geç bitti. Kitabın türü hakkında pek inceleme yapmadan alırım. İsimleri duyulmuş ve seçkin kitapları okumaya çalışırım. Kitabın bilinç akış tekniğinde bilmeden başladım esere. Başlarda çok farketmesem de kendini göstermeye başladı. Bilinç akışı nedir ? “Bilinç akışı karakterin düşünme eylemini olduğu gibi aktarmaya çalışan bir edebi tekniktir. Yapıtlarda iç diyalog şeklinde göze çarpar. Bilinç akışı tekniğini kullanan yazarlara örnek olarak James Joyce, William Faulkner ve Virginia Woolf gösterilebilir. “ Modernizm akımının temeli kabul edilen bir eser bu kitap. Bu akışın zaman zaman dezavantajı aynı sahneleri farklı gözlerle tekrardan okumanız ama aynı zamanda da farklı açıdan, dilden, anlatımdan bakması da avantajınız. Parçaları birleştirmek size kalıyor dolayısıyla geliştiren bir teknik olarak ortaya çıkıyor. Karakter tahlili yapıyorsunuz bir bakıma. İçeriğe gelirsek kitap bir ailenin çöküşünü anlatıyor resmen. Filmini izledikten sonra tam bir dram. Kitapta karakterler genelde aile içi konuşmalardan oluşmakta. Annenin yatağa düşmesi ve mezarının kendi istediği bir yerde olmasını istiyor. Yapılması gereken aslında 5 km öteye bir naaş taşımak ama Faulkner bunu öyle bir anlatmış ki… İste kitabı da güzel yapan bu süreç. Kardeşlerin çalışması sonucu bir tabut hazırlıyorlar ama öylesine yoksul bir aile ki bu aile çok yoksul. Neyse kadının taşınması işinde köprüden geçememe var. Bir erkek çocuğun ayağını kaybetmesi kangren olması. Sonra yangın çıkıp oğullardan birinin naaşı tek başına samanlıktan çıkarması ve samanlığı da yakan ise diğer oğlu, kız çocuğunun yasak bir cinsel ilişkisi yaşanan olaylar ise öylesine üzücü ve sinir bozucu… Vardaman romanın en küçüğü, en masumu, en iyisi… Neyse sonlara geldiğimizde ise cenaze gömüldükten sonra babanın bir anda sürpriz yapması… Temaya gelirsek bütün zorluklara rağmen bir annenin isteğinin yerine gelmesi. Azim, zorluklara direnme diyebilirim. Gerçekten çok badire atlattılar. Kısacası çok güzel bir kitap. Bu tekniğe aşina olanların daha güzel okuyacağı, bilmeyenlerin ise tanışacağı bir eser. Çeviri ise Murat Belge. En iyi çevirmenlerin arasında ve kendisi bu kitabı çok genç yaşta çevirmiş kesinlikle etkisi olduğunu düşünmekteyim. Çevirileri pek beğenmedim diyebilirim. İyi okumalar diliyorum. Ha unutmadan filmi mutlaka izleyin. Yönetmen film de dahi bilinç akışını kullanarak çift kadraj ile çekmiş filmi. Aynı anda farklı gözlerle izliyorsunuz. Çok güzel bir eseri filmi ile tamamladığım için mutluyum.
Döşeğimde ÖlürkenWilliam Faulkner · İletişim Yayınevi · 20181,643 okunma
·
119 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.