Söylemek istediğim çok fazla şey var hepsini dile döksem bundan da bir yedi yüz sayfa çıkar gibi. Kendimi olabildiğince sınırlayacağım.
Serinin üçüncü kitabı Oniks Fırtına bir geçiş kitabıymış, 5 kitap olacağını düşünürsek evet mantıklı. Ama kitaptan o kadar hiçbir şey anlamadım ki. Geçiş kitabı diye geçiştirilmiş gibime geldi. Birinci kitabın yeri bende çok ayrı, hem olay örgüsü, heyecanın hiç dinmemesiyle birlikte yazarın bu kurguyu çok iyi işlemesinin etkisi büyüktü tabi. Aynı zamanda kurguyu okuyucuya olabildiğince açıklayıcı da anlatmıştı. İkinci kitapta hadi yeni olaylar, yeni terimler, yeni karakterlere alıştık vs dedik. Ama bu kitapta işler daha fazla kızışmasına rağmen, yazım dilinin daha açıklayıcı olması gerekirken tam tersi bir o kadar kafa karıştırıcıydı. Merak uyandırmak istemiş olabilir, tabi ki devam kitaplarında çoğu soru yine cevap bulabilir. Ama konu rahibelere nasıl geldi ben nereyi kaçırdım? Tapınak konusu inanılmaz yüzeysel anlatılmıştı ve onlardan gelen büyük bir yardım olduğu için eğer bu açıklamayı bir sonraki kitaba bıraktıysa afedersiniz ama yazar halt etmiş derim. Merak yaratmak başka, konuları hoplaya zıplaya bir oraya bir buraya savurmak bambaşka konu. Kısacası bu kitap bana sırf arayı doldurmak, yazdım demek için yazılmış gibi geldi. Ki bir sonraki kitap için iki yıl ara vereceğini öğrenmek de sinirlerime hiç iyi gelmedi. Kusura bakma ya seni de böyle yoruyoruz ama?
Violet ve Xaden'ın ilişkisinin artık kabak tadı vermesinden hiç bahsetmiyorum bile. Aranızda engeller var evet, ölüm korkusu, kaybetme korkusu, özlem, acı, geleceği öngörememe hepsi bir yük. Ama gerçekten ayrılacaksanız ayrılın, ya da sevişin kurtulun artık. Bir gün çok iyiler birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlar, diğer gün benden uzak dur sana zarar vermek istemiyorum? WTF? Bunu yeni mi öğrendin başından beri çok tehlikeli olduğunun herkes farkında zaten? Sonra araya giren ergence kıskançlıklar... Çok sevdiğim bir çifti bu saçma sapan gelgitlerle, sırf drama yaratma çabasıyla inanılmaz itici bir hale getirmeye başladı yazar. Kitabı hevesle okuduğum kısımların çoğu Tairn ve Andarna'nın atıştığı kısımlar oldu. Bitirmeme de onlar yardımcı oldu diyebilirim. Uzun lafın kısası bu kitap bana büyük bir hayal kırıklığı yaşattı, buna rağmen düşük puan da veremiyorum çünkü hala kurgusunun inanılmaz olduğunu düşünüyorum. Umarım yazarın iki yıl verdiği araya değer de dördüncü kitapta ada ada gezginlik yaptırıp masa oyunları oynatmak yerine dişimize değecek olaylarla gelir. Teşekkürler, teşekkürlerrr... Oniks FırtınaRebecca Yarros