Kafamdaki Karıncalar temelde bir insanın içsel dünyasındaki belirsizlikleri, kaygıları ve varoluşsal sorgulamaları merkeze alır. Onur Akhan, dilindeki yalınlıkla bir tarafta geçmişe saplanan, geleceği mahvetmeye meyilli, sahip olduğu obsesif kompulsif bozuklukla mücadele etmeye çalışan Ceylan'ın, diğer tarafta kendini çevresinden soyutlayan, yaşadığı kayıplarla kafasındaki karıncalar arasında sıkışmış Egemen'in psikolojik gerçekliğini gözler önüne serer. Eserdeki ana karakterin, zihin dünyasındaki karıncalar metaforu üzerinden geçen hikâye, daha çok içsel bir yolculuk ve bu yolculukta karşılaşılan zorlukları anlatır.
Karıncalar metaforu, kitabın en belirgin sembollerinden biridir. Karıncalar, insanın kafasında sürekli dolaşan ve bazen rahatsız edici olabilen düşüncelerin bir temsili olarak kullanılır. Karakterin kafasında bu "karıncalar" var, yani zihnindeki düşünceler ve kaygılar sürekli hareket halindedir. Bu, günümüz insanının baş edemediği, zihinsel olarak tıkanan veya dağınık hale gelen düşünce süreçlerini simgeler.
Egemen ve Ceylan'ın üzerinden anlatılan hikâyenin yazım dili yalın tutulmuş. Karakterin düşüncelerindeki düzensizlik, metnin biçiminde de hissediliyor, tıpkı karıncaların birbirine çarparak kaotik bir şekilde hareket etmesi gibi. Bu anlatım biçimi, karakterin kafasındaki karışıklığı ve içsel dünyasının yansımasını doğrudan hissettiriyor. Kafamdaki Karıncalar kitabının gençlere daha çok hitap edeceğini düşünüyorum. Zira benim için oldukça tahmin edilebilir bir hikâye örgüsüne sahipti..