Sizce bırakayım mı:(
Kitabın 355. sayfasındayım ve gerçekten çok bunaldım bıraksam mı diye düşünüyorum ciddi ciddi. 200'e kadar 5 günde mi ne gelmiştim halbuki ama akmıyor
Bu yazıyı 13.12.2021 tarihinde yazmıştım yazdıktan 1 hafta sonra kitabı bitirdim.
Kitap 3 bölümden oluşuyor
1- çok akıcı olan ve bir çırpıda okunan bölüm
2- hiçbir olayın olmadığı çoğu insana kitabı yarıda bıraktıran bölüm (yaklaşık 200 sayfa kadar)
3- sonunu merak edip yine hızlıca okunan bölüm
Kitaba çok iyi bi hızla başlayıp açılmasını beklerken kitabın tam ortasında duraklama devrine girmesi ve asla ama asla bana okuma zevki vermemesine rağmen okuduğuma değdi diyebilirim.
Kitap çok yoğun anlamlar taşıyor müzeyi ziyaret etmeyi çok istiyorum umarım olur.
Ama mesela Füsun karakterini ele alalım. Kemal ve Orhan Pamuk, Füsun'un fotoğrafına bakarken fotoğrafın çekilişinden tam 34 yıl sonra bile bizi çarpan yüz ifadesindeki insani yoğunluğa, ruhsallığa hayretle, aşkla, saygıyla baktıklarını ifade ediyorlar.
Füsun karakteri bana hiç de ruhsallığı olan derin bir karakter gibi gelmedi. Roman boyunca Füsun'u okuyoruz ama Kemal'in ağzından. Peki Füsun kim? Ne düşünüyor? Ne biliyoruz onun hakkında bence koca bir hiç. Füsun bana göre çok silik bir karakter. Cümlelerinde öyle büyük anlamlar yok. Biz okuyucu olarak Füsun'un iç dünyasını bilmiyoruz ki. Sadece Kemal de takılı kaldık. Kemal bencil biri. Orası net. Füsun'a aşık ama bence içindeki Füsun takıntısına aşık. Onun için ne yaptı? Hiçbir seeey.
Gel gelelim bu sevgi değil sapkınlıktır. Takıntılı bir aşktır. Aldatmak normal değildir.
Kitabın ahlaki boyutuna takılmıyorum çünkü burada bir hikaye anlatılıyor doğru ya da yanlış. Ama güzel bir hikaye.