·160 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Eylül 2024 11:41 "Ben Ülker. Diriyim. Şimdilik."
Seray Şahiner, ne güzel kitap yazmışsın sen öyle! Nasıl usta bir kalem bu hayran kaldım. Ne mi var bu kitapta? Çok tanıdık bir hikaye var. Hayatınızdan, çevrenizden belki de haberlerde gördüğünüz hayatlardan bir hikaye. Ülker abla ve erkek şiddeti. Babası ile başlıyor şiddetle tanışmaya Ülker abla. Oysa korunacağı, kollanacağı, sevgi göreceği yer olması gerekirken babasının yanı. Sonra kurtulurum umuduyla bir evlilik yapıyor ve o tanıdık şiddet burda da onu buluyor. Bir gün dayanamıyor ve evden kaçıyor. Ondan sonra yeni bir mücadele, hayatta kalma çabası başlıyor onun için. Tanıdık bir hikaye değil mi? Görmekten, duymaktan hoşlanmadığımız türden ama toplumumuzun acı bir gerçeği. Yüzümüzü çevirsek de haberlere bakmasak da bu gerçek gün gibi ortada. Kadınlar, bu toplumda kadın olmanın zorluğu, erkek şiddeti ve gün gün artan cinayetler.
Seray Şahiner Ülker ablanın hikayesini anlatırken mizah dolu bir dil kullanmış. Hikayeyi okurken hüzün duyuyorsunuz ama ağzınızın kenarında çarpık bir gülümse de size eşlik ediyor. Ben çok beğendim, kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
"Geceleri kadınların üstü fosforlu kalemle boyanır. Ne kadar it uğursuz var, hepsinin gözüne çarparsın."
"Şiddetli geçimsizlik derler kadın dövmenin adını."
"Şöyle acil nöroloji, acil travmatoloji, acil kardiyoloji gibi bir de acil boşanmatoloji bölümü olsa ya hastanelerde. Öyle daha çok hayat kurtarılırdı. Bazı kadınlar için en ölümcül hastalık evlilik."