Amok Koşucusu
8/10
·60 syf.··
2025 15. kitabı
1912 yılının Mart ayında gemi yolculuğu sırasında puro içen bir adam kahramanımızın dikkatini çeker. Gizemli adam karanlık bir köşededir ve sadece puronun ateşi görünmektedir. Kahramanımız yanına gider ve sohbete başlarlar. Gizemli adama "anlatıcı" demek istiyorum. Anlatıcı, kahramanımıza yaşadığı bir olayı anlatmaya koyulur. Anlatıcı bir doktordur. Bir gün ormanlıktaki izbe evine biri gelir. Bir kadındır ve doktordan kısaca bebeğini aldırmak ister. O gün çarşamba günüdür. Kadının kocası cumartesi gününe kadar iş için evinden ayrılmıştır. Karısı da fırsattan istifade bebeğini aldırmak ister. Doktora üstten tavırlarla ve otokratik şekilde davranır. Doktora para teklif eder. Doktor da kadına sinirlenir ve kadının hal ve hareketlerinden biraz da etkilenip ona sahip olmaya çalışır. Kadına bunu teklif eder. Kadınsa buna oldukça sinirlenir ve evi terk eder. Doktor bir süre afalladıktan sonra dışarı, kadının peşine koşar. Kadın oldukça uzaklaşır ve doktor da bisiklete atlayıp onu yakalamaya çalışır. Karşısına bir genç dikilir. Genç, kadının oğludur. Genç bisikleti durdurmaya çalışır. Doktor genci güzelce pataklar. Ancak kadın artık gitmiştir. O saatten sonra doktorun tek bir isteği vardır: O kadını bulmak ve ona sahip olmak. Artık doktor bir "Amok Koşucusu"dur. Amok koşucusu etrafını görmez. Çılgınca koşar. Önündeki her şeyi parçalar. Hemen kadının bulunduğu yeri öğrenip oraya gider. Ancak kadının evine girmeye cesareti yoktur. Oradaki yere atanmaya çalışır. Doktoru atayacak kişi bunun en az 2 hafta süreceğini söyler. Doktorsa bunun hemen olması konusunda ısrar eder. Atayacak kişi de doktoru sakinleştirir ve onu akşamki baloya davet eder. Doktor akşamki baloda kadını görür. Ve ona doğru koşar. Herkesin içinde koşması oldukça ilginç karşılanır. Kadınsa uygun konuşmasıyla durumu telafi eder. Daha sonraki gün kadının oğlu doktoru görür ve onunla gelmesini ister. Doktor bir Çin mekanına girer. Kadın tezgah altı bir yerde bebeği aldırmaya çalışmıştır. Kadının durumu kötüdür. Kadın doktora bu durumu kocasının öğrenmemesini ve gizli kalmasını tembih eder. Doktor biraz uğraşsa da kadını kurtaramaz. Daha sonra genç oğlan kadının şahsî doktorunun geldiğini söyler. Doktor onunla görüşür ve bu durumun kalp krizi olarak kayda geçilmesini rica eder. Şahsî doktor başta itiraz etse de doktorun ülkeyi terk etmesi şartıyla bunu kabul eder. Sonraki gün kadının kocası gelmiştir. Doktor kadının kocasıyla görüşür. Kadının kalp krizi nedeniyle öldüğünü söyler. Kadının kocası buna inanmak istemez. Karısına otopsi raporu yapmak üzere gemiyle götürmeye karar verir. Kadın şu an bulundukları gemidedir. Doktorun purosu ve browning tabancası vardır. Doktor kadının sırrını korumaya yemin etmiştir. Kadının kocası tabutu gemiden bota indirirken anlatıcı buna engel olmuştur. Tabut suyun derinliklerine gömülmüştür. Kadının kocası da hafif yaralanmıştır. Sonraki gün de anlatıcının cansız bedeni denizde bulunmuştur. Ve böylece amok koşucusunun hikâyesi son bulur. Bazen neredeyse hiç tanımadığımız birinin uğrunda neler yapabiliriz? Bunun bir örneğini bu kitapta bulabiliriz. İnsanoğlu öyle bir varlık ki hiç tanımadığı birinin kısacık bir davranışından yola çıkarak hayatını onun uğruna feda edebiliyor. Oldukça acınası, ama bir yandan da gerçek bir mesele. Kitaba notum 10 üzerinden 8.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,7bin okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.