Esasen Batı-Doğu kültürü diye yıllarca her yere konu olmuş ama bunu bir bütün olarak düşünmesi zor gelmiştir herkese. Ortası yok mudur, bizler illa ki her şeyi uçta mı yaşamalıyız?
Yenilenme, olgunlaşma, çağdaşlaşma; kendi kültürünün dışında farklı bir topluluğu benimseme değil, kendini inkar etme değil, bir bütün halde ilerlemedir.
Şöyle ki değişim köklü değil üzerine koyarak yapılmalıdır. Sağlam, güçlü kültürlere sahip ve herkesin imrenerek baktıgı bütüncül bir kültürel yapıya sahibiz. Tabi bizler gelişmeyi toplumca ilerlemeyle başaracağız. Bu bir genç kızın özelini hayatını deşifre ederek ve hayati kararlarına müdahale derecesinde değildir.
Hâlâ süregelen bu insanların hayatına müdahale acı bir bıçak gibi yaralar durumda, acıtıcı. Hatalar da günahlar da insanlar içindir. Bu bize insanların hayatına müdahale hakkı vermez. İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırmak lazım gelir. Günümüz toplumunda kızlar kahve önünden geçmezken, bir motosiklete ya da bisiklete biznemezken kaçıncı yüzyılda olduğumuzu kavrayamıyoruz. Batılılaşmakta mı yoksa batıklaşmakta mıyız balçıkla sıvanmışcasına..?
Modern bir hayatta yaşamış bir kişiye hele ki genç ise kendi düşüncelerinizi empoze edemezsiniz ve bir konuyu da diretemezsiniz. Eğer doğruyu benimsetmek iyi bir maksat ise bu Faiz Bey gibi yürekten ve alim insanların hayatınızda olması gereklidir usul usul, incitmeden, ilmek ilmek, zorlamadan, kırıp dökmeden...
Muhteşem eseri ile kelime dağarcığınızı genişletecek bir roman, fevkaladenin fevkinde
Yanlız ben kitaba biraz fazla kaptırdım olsa gerek konuşma şeklim değişti zahir.
Keyifle okumalar diliyorum! Okumamış olmak büyük eksiklik diyorum ve bu eksikliği tamamladığım için büyük mesudum...