Puan vermedi·388 syf.····Okunma: 07 Şubat 2025 08:41 Şerife Bacı, 1921 yılının soğuk bir kış gecesi, işgale direnmek için sırtladığı cephanenin altında donarak can vermişti. Kucağındaki bebeği ise Türk milletinin gerçekleştireceği mucizenin bir nişanesi gibi hayata tutunmayı başarmıştı. Albay Osman Bey, yaşlı gözleriyle bebeği kucağına aldı. Öptü, kokladı. Ardından vatanı için kahramanca can veren Türk kadınının cesedi önünde esas duruşa geçerek konuştu: “Türk kadını, dünyada emsali bulunmayan kahraman bir anadır. Öyle anadır ki tarihte nice kahramanlar, cihangirler doğurmuştur. Arkadaşlar, Milli Mücadele’yi kazanacağımızın en büyük misali işte önümüzde: Biri ölü, biri diri yatıyor!”
Milli mücadeleyi bir tek kişiye isnat edenler utanır mı bilmiyorum. Adı üstünde milli mücadele. Bebekler bu uğurda bebekliğini yaşayamamış, çocuklar çocuk olmamış, kadınlar tabiri caizse erkek gibi davranmak zorunda kalmış. Ama hâlâ bazı beyinsizler çıkıp da keşke Atatürk şunu şunu yapacağına ülke Yunan'da kalsaydı diyebiliyor. Yunan orada duruyor keşke sen oraya gitsen.
Bu konuda karşıma öz benliğim çıksa gözünün yaşına bakmam. Yani ola ki bu yaşıma kadar bir yerde bir zaman bu konu hakkında yanlış düşünmüşümdür o benliğim de geri gelse kınarım, lanetlerim. İnsan yanlış düşünebilir, yanılabilir, hatalı davranabilir. Çünkü tarihi yaşamadık orada değildik. Ama bu tarihi yaşayan, tanık olan insanları okumak zorundayız, dinlemek zorundayız, yaşadıklarına kulak vermek zorundayız. Yoksa capslerde olduğu gibi çok pişman bir ecdat görürüz. Ben bunca şey bunlar için mi yaşadım derler gerçekten. Herkesin ağzında bir ecdat lakırdısı. Senin ecdadın sadece 2. Abdülhamit mi? Vahdettin senin ecdadın değil mi? Şerife Bacı senin ecdadın değil mi? İşine gelenin sadece hatalarını görüp işine gelmeyeni gözünü kapatmak mı tarih bilinci? El insaf. Hiçbir şeye saygı duymayın. Ama milli mücadeleye, Kurtuluş Savaşı'na saygı duymak zorunda herkes. Yoksa Kurtuluş Savaşı'nda verilen mücadeleyi hak etmiyorsunuz demektir. Özendiğiniz her neyse orada duruyor, İngiliz mandası mı güle güle, Yunan mı kalsaydı sen git Yunanistan'a, Araplardan ayrılmak istemiyor muydun gidebilirsin hâlâ. Evet bu kadar basit. Çünkü ister kabul edin ister etmeyin şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nde en azından bu konuda sonuna kadar özgürsünüz.
Özellikle keşke ülke Yunan'da kalsaydı diyenlere ben hakkımı helal etmiyorum bir kadın olarak ecdadım olarak gördüğüm kadınların da helal edeceğini düşünmüyorum hiçbir şekilde. Maalesef o zaman da bu düşüncede olan erkekler olduğu için kadınlar erkek gibi davranmak zorunda kaldılar bir yerde. Ve bilineceği üzere namus sadece kadınlara özgü bir şey de değil. Bu konuda kimin namusuna ne olduğu tartışma konusu bile değil.
Milli mücadelenin her safhası belki ak pak değildi. Çerkez Ethem bu ülke için bir nimetti kendi kendini lanete çevirene kadar. Tarihi yorumlarken bu kişiliklerin sadece insan olduğunu unutmamak gerekiyor. Atatürk'ten Çerkez Ethemlik beklerken aynı zamanda bir siyasi deha olması da bekleniyor. Olmaz Atatürk bir Demirci Mehmet Efe bir Çerkez Ethem olamaz. Olmamalıydı zaten. Siz zannediyor musunuz ki şu an oturduğunuz yerden konuştuğunuz gibi mecliste de oturduğu yerden konuşanlar yoktu? Vardı. Siz her yerdesiniz elhamdülillah. İmtihan gibi her yerdesiniz. Yani anlayacağınız Atatürk bilmem kaç yüzyıl önce zaten sizinle mücadelesini verdi. Size uyarak ben de Atatürk diyorum ama sadece Atatürk değil Atatürk ve onun yanında bu ülkenin kurtuluşu için savaşan bütün paşalar, bütün Osmanlı zabitleri bu fikirdeydi. Aynen öyle unuttuğunuz bir şey var Atatürk bir Osmanlı zabitiydi. Sıkıştığınız zaman soyu sopu belli olmadığını söylediğiniz Atatürk aslında 'gel ne olursan gel' diyen Osmanlı'nın bir zabitiydi.
Demem o ki bir Osmanlı zabitine sallamadan önce bir daha düşünün.
Ben bu adamın yazdığını bildiğim dört kitabı da okudum. Taraf tuttuğunu düşünmüyorum. Atatürk'ün başından beri silah arkadaşlarını bütün kafasının içini anlatmadığı bariz bir şey zaten. Bunu yapsaydı belki birileri yanında değil karşısında olacaktı. Ama bu doğru bir şey olmayacaktı. Çünkü Atatürk ve milli mücadeleyi verirken ucu bucu ayrımı yapmadı. Herkesi vatan için kullanabileceği makamda kullandı. Atatürk'ün tarafını tutmadığını düşünmem bu yüzden. Aksine Atatürk sevgisinin yanı sıra onun hakkında gayet şeffaf olduğunu düşünüyorum. Mesela herkes Fevzi Çakmak ve Kazım Karabekir için sağcı iyiymiş gibi düşünür bunun yanında Atatürk direkt sol kesimde kalıyor gibi yansıtılır. Ama bu denklem bence tamamen doğru değil. Yani birbirden farklı düşündükleri zaman illa artı ve eksi kutupta olmaları gerekmiyor. O arada başka dengeler de olabilir. Var da. Bizim millet şunu seviyor; dinin gereklerini yapman gerekmiyor sadece inanman yeterli. Bilmiyorum farkında mısınız ama şu anda Müslüman olmak tamamen buraya evrildi. Ben kimseye namaz kılıyor musun diye sormam vallahi şahsen. Bana göre müslümansa kılıyordur. Aynı zamanda hadi gidip namaz kılalım da demem. Çünkü üzerime vazife değil onun vazifesi, bizatihi kulluk vazifesi. İşte bunun gibi de bazı paşalar bazı paşalardan farklı olarak namaz kılmasa da namaz kılmanın gerekliliğine inanmış ve bunu dile getirmiş. Bazıları da bunun gerekliliğine inanıp inanmadığını direkt ifade etmemiş ya da tıpkı onlar gibi namaz kılmıyor durumda imiş. Bu küçük bir örnek. Namaz gibi kulluğun sembolü olan bir ibadeti örneklemek bence yeterli. Yani bu matematik denkleminde baktığın zaman aslında iki tarafta namaz falan kılmıyor. Kısacası. Milli mücadelede Rıfat Börekçi de bir imamdır, Atatürk'ün idam fermanını imzalayan müftü de. Hangisinin haklı olduğuna neye göre karar verdiniz? Atatürk'e yandaş olmak. Kimsenin Atatürk'e yandaş olduğu yok o zamanın şartlarında vatan millet için ne gerekiyorsa onu yapmış insanlar. İnandıklarını yapmışlar. Asılmayan bir sürü hocanın nereye kaçtığı gizli bir bilgi değil. Sizce bunlar Allah katında hesap vermeyecekler mi? Biz hicret ettik deyip kurtulacaklar mı? Buradaki Müslüman ahalinin dinini imanını kime teslim edip gittiler o zaman? Yani bazı sorular var şahsen benim kafamda. Atatürk'e gelince. Onu sevip sevmemenizle o bile ilgilenmiyor da, ben sadece şunu söyleyeceğim; nefretin gözü kördür meleği şeytan , şeytanı melek gösterir . Hiç kimseye güvenmiyorsanız ecdadım dediğiniz o ninelerin dedelerin ferasetine güvenin bari. Bir ülkenin onuru bu adama ve o adama güvenen, onunla birlikte Kurtuluş mücadelesi veren Türk halkına teslim edilmiş. Hem bu mücadele verilirken hem sonrasında o kadar çok köstek var ki insanın aklı hayali şaşıyor. Kendinizden bilin işte ya... O zaman da bildiğiniz gibiymiş her şey.
Kurtuluş savaşı milli bir mücadeledir ve onurlu bir duruştur bunun aksini düşünen benim için vatan hainidir işte o kadar.