Nantucketlı Arthur Gordon Pym'in Öyküsü
Edgar Allan Poe'nun tek romanıdır. Gerilim ve korku ile gotik bir öykü kurulmuştur. Jules Verne, kitabın yarım kaldığını düşündüğü için devamı niteliğinde "Buzların Sfenksi" romanını kaleme almıştır.
D. H. Lawrence'a göre Poe, sadece "kendi zamanının gerçeklerini" anlatmakla yetinmiyor. Paranoyak zihninin radarlarına bazen "gelecekten" de kişi ve olaylar takılıyor. Richard Parker olayını araştırırsanız "metafizik" bir durumun söz konusu olduğunu göreceksiniz.
William Evans Burton'ın eleştirisinde ise coğrafi anlatımların alıntılanmış olması ve denizciliğe dair bilgilerin hatalı olması vurgulanmış, yine aynı yazıda "halkı aldatmaya yönelik küstahça bir girişim" ifadeleri kullanılmıştır. Poe, Burton'ın eleştirisini kabul etmiştir.
Fakat yayımcı George Putnam'ın daha sonraları belirttiği üzere romandaki bazı keşifler, hatta kayalarda bulunan hiyeroglifler, bazı yerel İngiliz gazetelerinde ciddi tarihî gerçekler olarak yer bulmuştur. Yani diyeceğim şu ki;
Metafiziğin üst bir seviyesi ve düşüncenin zirve noktası denilebilir ama aldatmacaya gerek olmadan sade bir biçimde de açıklanabilirdi. Çünkü zamanının insanlarını biraz da olsa hayal kırıklığına uğratmıştır.
Kitabın ana konusu denizcilik maceralarıdır. Teması ise yamyamlık ve açlık denebilir. Gerçekten ürkütücü ama güzel bir kitap.Ancak maalesef kitapta ırkçı bir yaklaşım mevcuttur. Zamanında John S. Whitley, yazdığı önsözde Poe'nun "ırkçı, kölelik taraftarı, snob, alkolik, madde bağımlısı, histerik ve paranoyak" olduğunu yazmıştır.
Okumanızı öneririm; hem çok eleştiri almış hem de çok beğenilmiş bir kitaptır. Zıtlıkların kitabı denilebilir.Edgar Allan Poe
---KalemKahveKlavye ve Wikipedia