Gönderi

Puan vermedi·191 syf.··
2025 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2025 23:09
Dört uzun öyküden oluşan kitabın ilk öyküsünde muhtemelen benim beklentim arş-ı âlâda olduğu için güzel hicivler içermesine rağmen sanki tam istediğimi alamamaşım gibi hissettim. Sonrasında ben arş-ı âlâdan indim Şule Gürbüz daha yukarı çıktı derken birbirimizle güzelce buluştuk.2. ve 3. öykü birbiriyle bağlantılı. Birinde babasının gözünden oğlunu, özellikle de küçüklüğünü, diğerinde de büyümüş olan oğlunun gözünden babasını okuyoruz. Ve yaşanıp hissedilenlerin çok farklı olmasının yanı sıra “aaa bu böyle miymiş? Böyle bir adam mıymış?” dedirtiyor oğlundan dinlediğimiz öykü. Babaya bakarsak oğlunda manevi, uhrevi şeylerden pek anlayacak kumaş yok. Lakin kendisinde ne kadar var işte onu oğlundan dinlediğimizde kafamızda soru işaretleri oluşuyor. Fakat ikisinin ortak paydası, aralarındaki birbirlerini tam olarak anlamalarına engel olan boşluğu fark etmeleri. Son öykü ise çocukluk arkadaşı üzerinden hayatın herkesi aynılaştıran çarkına nasıl kapıldığını anlatan bir adamın hikayesi. Özellikle son üç öykünün ortak noktası var oluşun getirdiği ağırlık, hayatta normal sayılan ve herkesin yapmasını beklenilen şeylerin yavanlığının yanı sıra insanı bunaltıp aşağı çekmesi diyebilirim. Hayatı ve yaşamı güzel cümlelerle ince ince sorgulattı. 2. ve 3. öyküde konu ve karakterden dolayı makul gördüğüm ama diğerlerinde bir parça fazla bulduğum şeyse eski kelimelerin kullanımı. Yani bir ara Tanpınar okuyorum hissine kapıldım ama o zaten bu kelimelerin devrinde yaşıyordu. Günümüzde de benzer bir yoğunlukta kullanımı bazen yersiz buluyorum. Fakat sağlam bir kalemle tanıştığım için memnunum, devamı kesinlikle gelecek.
Coşkuyla ÖlmekŞule Gürbüz · İletişim Yayınevi · 20213,108 okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.