435 syf.
·15 günde·10/10
İnceleme yapacağınız kitabın yazarı Gorki olduğu zaman, pek de bir şey yazmaya gerek kalmıyor aslında. Her zamanki Gorki ve her zamanki o enfes üslûbu.

***

Özetle; bu kitapta çocukluk yıllarında hayatına giren insanlardan ve onlardan nasıl etkilendiğinden bahsetmiş. Yazarımız Rusya'nın o pis, kokuşmuş ortamından, sefahat içinde yaşayan insanlardan, sarhoşluktan, genelevlerden uzak durmuş ve bunu 'kitaplar' sayesinde yapabilmiş. Kadına değer vermeyen, onu yalnızca bir cinsel obje olarak gören, birbirine saygı duymayan, tek işleri hayatlarını boşa geçirmek olan insanlara ise çok şaşırmış ve bütün bunların cahillikten kaynaklandığını fark etmiş. Nihayetinde kendisini 'okuma'ya vermiş.

Kendi adıma konuşacak olursam; ben zaten 20 yaşıma okuyarak gelmiş birisi olarak, kitapları daha ne kadar sevebilirim ki diye düşünürken, kendimi bu eserin her sayfasında onları daha çok ve daha çok severken buldum.

İşte Ekmeğimi Kazanırken'de Gorki, o kötü şartlar altında nasıl da kitaplara sığındığını anlatmış. Bize düşen tek şey ise, onun tavsiyesine uyup kitapların tek sığınağımız olduğunu unutmadan yaşamak.

Keyifli okumalar :)