Herkese merhaba bayılıyorum şöyle toplumsal norm zaten zullere acımadan geçiren kitaplara ...
Benim yine yıllar öncesinden listeme alıp da milyon yıl sonra okuduğum bir kitap Tarla Kuşu
Macar Edebiyatı deyince ilk akla gelen yazarlardan birinin kitabı.
Farklı bir dünyaya kapı açtı bana.
Tarla Kuşu ortalama sayılacak kadın güzelliğinden yoksun bir de evde kalmış bir kız buna ek olarak aşırı empatinin ağır bastığı bir aile de yaşıyor.
Vajkay ailesinin annesi artık piyano çalmıyor babası çok sevdiği arkadaşları ile görüşmüyor kızları ise yuva yapmıyor.
Bu aşırı bunalmışlıkta kızlarını dayısının yanına göndermeye karar veriyorlar.
Üç kisilik bir mezar ikiye düşünce anne ve baba çok şaşırıyor Tarla Kuşu'nun yokluğu o bunalimdan bu karanlığa sürüklüyor onları.
Zaten böyle bir yaşamda esir hepsi dönemin sosyal siyasi her türlü olayını irdelemek mümkün kitabın bu kısımlarında.
Yine ailenin sözde kızlarının etrafında şekillendirdiklerine inandıkları hayatları ve evde kalmışlık konusu uzun uzun düşündürüyor insanı....
Sonraları yıllardır yapmadıkları ve adına fedakarlık diyerek aslında kızlarının omzuna nasıl bir yük bindirdiklerini bilmedikleri bir dizi sosyal aktivite içinde buluyorlar kendilerini.
Bu yolculuk sonlandığında nolacak derseniz kitabı okumanız gerekir diyeyim..