OKUMADAN ÖLMEYİN. Bir aşk hikâyesi ve bir kadinin yaşam mücadelesi ancak bu kadar güzel ve ustalıkla yazilabilirdi. Çalıkuşu (Feride), pek sevmediği, kıskandığı, çekemediği teyze oğlu Kamran'i bir gece komşuları dul bir kadın ile bahçede görür o gün Kamran kuzeninden bu olayı kimseseye bahsetmemesini rica eder çünkü Çalıkuşu geveze ve yaramaz asla yerinden durmak nedir bilmeyen ele avuca sığmaz bir kızdır. O gün Çalıkuşu bu olayı kimseye bahsetmeyecegini söyler ve sözünde de durur. O olay gecesi ve gününden itibaren Feride'nin olgun hareketi ve güzelliği Kamran'in dikkatini çeker ve ondan hoşlanmaya başlar. Sık sık Feride'nin yatılı kaldığı Fransız kolejine eline hediyeler ile gelmeye başlar. Bunu gören Feride kuzeninin onu susturmak için böyle davrandığını sanır halbuki durum farklıdır. Feride'de, okulda ki kızlar onun için birine aşık olmasının ihtimali olmadığını söyledikleri icin sinirlenir ve sık sık ziyaretine gelen kuzeni ile aralarında birşeyler olduğunu söyler. Bu hikaye yazın Tekirdag'a diğer teyze kızı Mujgan'in yanina gidince Müjgan sayesinde gerçek olur. Çünkü Müjgan, Çalıkuşu ne kadar inkar etse de onun Kamran'a aşık olduğunu anlar. Cok geçmeden hasrete dayanamayıp Tekirdağ'a gelen Kamran'a da yardim ederek bu iki aşığın nişanlanmasinu sağlar. Ama Feride daha çocuk gibi bir genç kızdır. Kimseye nişanlı lafını agzina aldirmaz, utandigi icin sürekli Kamran'dan kaçar. Kamran'da bu duruma çok üzülür yaramaz kuzeninin kendisi ile eğlendiğini sanır. Birgün Kamran'ı amcası avrupaya katipliğe çağırır, Kamran gitmek istemese de Çalıkuşu olgun bir davranış göstermek istediği icin ona gitmesini söyler. Bunun üzerine Kamran gider. 4 sene sonra Kamran gelir, düğün olmadan önceki gece Çalıkuşu ile bahçede konuşmak ister Çalıkuşu bahçeye giderken bir kadın onunla konuşmak istediğini söyler bu kadın ona Kamran'in avrupa da bir kadin ile muhabbeti olduğunu söyler ve bizzat Kamran tarafından (Münevver'e) yazılmış notu Feride'ye verir. Feride Kamran'in yazısını tanır. Kamran "senden önce gönlüm boştu" gibi şeyler yazmış ve kadına aşkını mektupda ilan etmiştir. Feride bu mektubun üzerine yıkılır. Anne ve babası seneler önce ölen Çalıkuşu teyze evini de o gece kimseye söylemeden terk eder. Bundan sonra Feride binbir güçlükle gerek köylerde gerek diğer vilayetlerde öğretmenlik yapmaya çalışır ama tek başına gezen bu melek güzelliğindeki genç kizi asla rahat bırakmazlar. Gerek onu sevenler, gerek kiskananlar, gerek sırf kötülük olsun diye adını çıkaranlar olsun türlü türlü dert ceker. İlk görev yeri Zeyniler'de evlat edindiği Munise de son görev yerinde vefat eder. Evladını toprağa veren Feride baygınlık geçirir eski dostu olan yaşlı bir doktor ona bu süreçte yardim eder ikisi baba kız gibilerdir. Ama eskiden beri süren iftiralar orada da devam eder. Erkekler ona sahip olamadığı için kadınlar başarılarını, güzelliğini kıskandığı icin ona gene rahat verdirmemektedir. Fakat isler çığrından çıktığı için babası gibi olan doktor onu korumak icin nikahina alır. Doktor iki sene sonra ölür. Vasiyeti üzerine kizi gibi gördüğü Feride seneler sonra teyzelerinin yanina döner. Kamran'in da karisi ölmüştür. İki aşık seneler sonra bütün pişmanlıklar ve hasret ile tekrar karşılaşır. Ve yine kuzenleri Müjgan'in yardımı ile Kamran bu kez Feride'nin ellerini asla bırakmamak üzere sımsıkı tutar. Bu enfes kitap müthiş olay örgüsü ile okurken sizi içine çekiyor. Kah gülüp, kah sinirlenip, kah aglatiyor. Reşat Nuri Güntekin'e bu güzel eserleri için tesekkur ediyor ve onu güzellikle anıyorum.