Dönüşüm
10/10
·74 syf.··
2025 3. kitabı
Dönüşüm’ü okumak, bir sabah 'Gregor Samsa' olarak uyanmaktan farksızdı benim için. Sayfalar ilerledikçe, Kafka’nın dünyası beni içine çekti; ama bu dünya, sıcak bir dost eli gibi sarmalamadı beni—aksine, içimde tuhaf bir sıkıntı bıraktı. Gregor’un dev bir böceğe dönüşmesi, sadece bir fiziksel değişimden ibaret değildi. Onun odasına hapsolmuş yalnızlığında, ben de kendi hayatımdaki görünmez duvarları hissettim. Ailemizin, toplumun, sorumlulukların üzerimize yüklediği ağırlık… Ve anladım ki Gregor sadece Gregor değildi; biraz ben, biraz sen, biraz da hepimizdi. Kafka’nın dili öylesine tedirgin edici ve yalın ki, bu dönüşüm sürecini korkutucu kılan şey, olağanüstü olanın olağanmış gibi anlatılmasıydı. Bir sabah uyandığında dev bir böceğe dönüşmek, onun için olduğu kadar ailesi için de bir felaketti ama kimse bunu sorgulamadı. Babasının fırlattığı elma sırtımı acıttı, kız kardeşinin giderek büyüyen tiksintisi içimi burktu. Gregor’un odasının karanlığı, bir noktadan sonra benim de iç dünyama sızdı. Beni en çok yaralayan şey, Gregor’un kendini sevdiklerine adayan biri olmasıydı. Oysa karşılık olarak aldığı tek şey, unutuluştu. Çalışıp çabaladığı yıllar bir hiç oldu, böceğe dönüştüğü an değerini kaybetti. Kafka burada en acımasız soruyu soruyor bize: Bir insanın varlığı, yalnızca işe yaradığı sürece mi anlamlıdır? Sonunda Gregor öldüğünde, ailesi için her şey kaldığı yerden devam etti. Ve ben kitabı kapattığımda, sırtımda bir ağırlık hissettim. Gregor’un sırtında çürüyen o elma gibi... Dönüşüm’ü okumak, kendine ayna tutmak gibi. Ama bu aynaya bakmak cesaret ister. Çünkü bazen orada gördüğümüz şey, bize hiç yabancı değildir.
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268bin okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.