Çalı kuşu
8/10
·544 syf.··
2025 5. kitabı
Bu romanı okumak, bir dönemin ruhunu solumak gibi. İlk sayfadan itibaren Feride’nin yaramazlıklarla dolu çocukluğundan, genç kızlık sancılarına ve nihayetinde acıyla yoğrulmuş olgunluğuna tanık olmak beni hem hüzünlendirdi hem de güçlendirdi. Feride, adeta kendi içinde fırtınalar kopan ama bunu kimseye belli etmeyen bir kadın. Sevdiği adamın ihanetine uğramış bir kadın olarak kendi küllerinden yeniden doğuyor, Anadolu’nun çorak köylerine sürülse de içindeki yaşam umudunu kaybetmiyor. Bir sahnede, onun içsel bir kararını şu sözlerle okudum ve bu satırlar içime işledi: “Ben dün akşam mühim bir karar verdim.” “Neye?” “Yaşamaya.” “Bu ne demek?” “Gayet sade, kendimi öldürmemeye.” Feride'nin acısını hissedebildim, çünkü bu cümle onun içindeki umutsuzluğun ne kadar derin olduğunu ama yine de hayata tutunma çabasını gösteriyordu. Kâmran’a duyduğu sevgi, ihanete uğrayınca bir nefrete dönüşüyor gibi görünse de, aslında o sevginin hiç ölmediğini anladım. Çünkü insan, birini sevdi mi, ona öfkesi de sonsuz olabiliyor. Bunun kanıtı olarak, şu satırlar hafızama kazındı: “İnsan, birini sevmek felaketine uğradı mı, esir gibi bir şey oluyor.” Bu roman, aşkın, gururun ve toplumsal baskının bir kadını nasıl şekillendirdiğini anlatan en güzel eserlerden biri. Feride'yle beraber acı çektim, onunla beraber güçlendim. Ve kitabı kapattığımda, bir kadının hayatta dimdik ayakta kalabilmesi için en büyük gücün yine kendinde saklı olduğunu anladım.
Edebiyat
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,4bin okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.