Şubat ayının 2, 2025 yılının 8. kitabı ile karşınızdayım. Uzun zamandır elimde olan ama bir türlü elimin gitmediği bir kitaptı. Ben normalde otobiyografi okumayı ve dinlemeyi çok severim ama niyeyse bu kitaba bir türlü elim gitmiyordu. Sonunda okudum. Hiçbirimizin hayatı düz bir çizgi halinde ilerlememektedir biliyorum fakat Christy'nin hikayesi beni oldukça derinden etkiledi. Çoğu zaman ağlamaklı oldum çoğu zaman ise gururlandım. Uçlardaki birkaç duygu arasında sürekli gelip gittim. Kitap çevirmeni Filiz Kahraman'ın da emekleriyle oldukça akıcı bir anlatıma sahip kitap. Fırsat bulursam orijinal dilinden de okumak isterim. Ayrıca kitap sonrasında aynı isimle Oscar Ödüllü bir filme de konu oluyor.
Sol Ayağım kitabı, yazarı Christy Brown'un hayat hikayesini anlatmaktadır. Christy felçli bir çocuk olarak dünyaya gelmiştir. Christy 21 kardeşe sahiptir. Doğduğu ve gençliğini yaşadığı dönemde Serebral Palsi ismi verilen bu hastalığının tedavisi yoktur. Burada bir parantez açmak istiyorum: 6 Ekim Dünya Serebral Palsi Farkındalık günüdür. Ben de 2023 yılında bir arkadaşımdan öğrendim. Kendisi de serebral palsi tanısı almış bir bireydir. İzni dahilinde kendisiyle gerçekleştirilen bir röportajı ilerleyen zamanlarda yazının sonuna sabitleyebilirim. Christy kendisine son derece güvenen ve bir gün konuşup hareket edecek hale geleceğine dair inancını yitirmeyen bir anneye sahiptir. Bu yönden çok şanslı bir çocuk olduğunu düşünüyorum. Tabii ki annesini de takdir etmemek elde değil.
Sol ayağı dışında vücudundaki hiçbir kas sistemini bilinçli olarak kullanamamaktadır. Hayatı onun için bir savaştır. Ve Christy silah arkadaşı sayesinde resim yapmayı, kalem tutmayı, harfleri, okumayı, kitap yazmayı en önemlisi de inanmayı öğrenmiştir. Annesinin verdiği destek sayesinde sol ayağı Christy'nin en yakın arkadaşı olmuştur. Gözlerimi dolduran ve bir o kadar da gurur veren bir olay var kitapta: Christy'nin yazmayı öğrendiği ilk kelime 'Anne' dir. Anne… Annesi sayesinde yarışmalara katılabilmiş, okumayı öğrenebilmiş, fizik tedaviye başlayabilmiş ve arkadaşlar edinebilmiştir. Christy kitabından annesinden şöyle bahsetmektedir:
"O benim için bir anneden daha fazlasıydı, savaştaki silah arkadaşımdı."
Annesinin ona olan inancı olmasa belki de bunların hiçbirini yapamayacak, içindeki potansiyeli keşfedemeyecekti. Kim bilir?
Christy 1981 yılında hayata veda ediyor. Bu vedaya kadar beş tane roman bir tane de şiir kitabı yayımlıyor. "Sol Ayağım" kitabının devamı niteliğinde yazdığı bir kitap var: "Her Gün Hüzün". İlerleyen zamanlarda alıp okuyacağım bir kitap olacak.
Ne zaman kendime olan inancımı kaybedecek olursam aklıma iç şüphesiz ki hep Christy gelecek.
İncelemenin bir kısmında bir arkadaşımdan bahsetmiştim. Kendisinden izin alarak röportajını sizlerle paylaşmaktayım. Öncesinde kısa bir şekilde röportajdan bahsetmek istiyorum. Röportaj Serebral Palsi konusunda farkındalık yaratma amacıyla arkadaşım Gülender Didem Şahin ile gerçekleştiriliyor. Didem'in erken tanı, tedavi süreci ve ailesinin desteğiyle nasıl bağımsız bir hayat sürdüğüne tanıklık ediyoruz. Didem'in hikayesi, doğru destekle nelerin mümkün olabileceğini de bizlere hatırlatmakta. İzni için kendisine tekrardan teşekkür ediyorum.
instagram.com/reel/DAyY1rBMcv...