·176 syf.····Okunma: 14 Şubat 2025 00:06 Kitabın ilk elli sayfasında "Yaprak Hanım bu kez otobiyografi yazmış" diye düşünmeme neden oldu. Gerek vintage sevdası, gerek bookstagram'larla yaşadıkları -sosyal medyada gördüğüm kadarıyla- yazarın kendi hayatında da yer alan şeyler çünkü. Hikâyeyi genel anlamda sevimli bulmakla birlikte korku/gerilim öğeleri bakımından beni pek tatmin etmedi. Sabun köpüğü gibi aktı gitti adeta. Her bölümün başında şarkı olması fikrini çok sevdim ama tek tek bu şarkıları aramak hikâyeyi sürekli bölmeme neden oldu. Keşke Spotify'da bir çalma listesi yapılsaydı diye düşündüm. Neyse, özetle "kafam çok dolu, kitap okuyayım ama beni yormasın" ya da "tatildeyim, hafif ve akıcı bir şeyler okuyayım" diyorsanız tavsiye ederim. =)