"Bu kentin ne çatılarını ışıldatan ayları sayabilirsin,
Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi."
Savaşın ortasında yeşeren aşk, aile sevgisi, kadın olmak, bir çocuğun hayalleri... Savaşın zorluklarına rağmen hayata tutunmaya çalışan Meryem ve Leyla’nın hikâyesi, birbirleriyle karşılaşınca başka bir yöne evrilir. Kötülüğün timsali Raşit'in Meryem'e ve Leyla'ya çektirdiği eziyetlere rağmen iki kadının birbirleriyle olan dayanışması, cehennem misali o evde yaşamalarını biraz olsun kolaylaştırır. Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri bunca kötülüğün ortasında insanların, özellikle Meryem ve Leyla’nın umudunu bir an olsun yitirmemesi ve Allah'a daima sarsılmaz bir inançla dua etmeleriydi. Bir başka dikkatimi çeken nokta ise Hosseini, Batı'nın kötülüğünü ve adaletsizliğini de sıkça vurgulamış. Üzücü ve acı olan şey, geçmişteki bu savaşların günümüzde de yaşanıyor olması. Allah dünyanın her yerindeki mazlumları korusun ve zalimlere fırsat vermesin.
Bin Muhteşem Güneş (Midi Boy)Khaled Hosseini