·224 syf.····Okunma: 15 Şubat 2025 17:37 Jo Nesbo her zaman çok severek okuduğum bir yazar oldu, "Kıskanç Adam" karşıma çıktığından beri de okumak için sabırsızlanıyordum. Şimdiye kadar okuduğum kitapları uzun soluklu polisiye romanları olduğundan bu hikaye kitabı benim için bir ilk oldu.
Hikaye türünü genelde tercih etmesem de okumaya başladığım anda ilk hikayesi olan "Londra" ile ilgimi çekmeyi başardığını söylemeliyim. Basit bir anlatımı olduğundan hızlıca okunacak eğlenceli bir hikayeydi, çok büyük bir ters köşe olduğunu düşünmüyorum fakat karakterler arasındaki gizemli hava ve yarım kalmışlık hissi veren sonu hoşuma gitti.
İkinci hikaye olan ve kitaba da ismini veren "Kıskanç Adam" şüphesiz kitaptaki en güzel hikayeydi. Yunan bir dedektifin, ikiz kardeşleri konu alan cinayeti çözmek için bir adaya gitmesini ve bir bakıma kendi geçmişiyle de yüzleşmesini anlatıyor. Sıradan bir başlangıca sahip olsa da oldukça gizemli devam eden ve okuyucuyu şaşırtan bir hikayeydi. Okurken bir süredir uzak kaldığım Jo Nesbo polisiyesiyle hasret giderdim.
Ne yazık ki kitabın geri kalan kısmındaki hikayeler bana oldukça basit ve üstünkörü geldi. Bazısı çok kısa olduğundan, bazısı da alışılagelmiş hikayeler izlenimi verdiğinden ne konuya ne de karakterlere tam bağlanamadım. Yer yer klişelere rastladım ve bazen de sıkıldım.
Yine de genel olarak akıcı ve ilk iki hikayesiyle oldukça ilgi çekiciydi. Yazarın kitaplarını okumaya başlamak isteyenlere önereceğim ilk kitap olmaz fakat kısa hikayeler okumayı seviyorsanız hoşunuza gidecektir.