Gitmek…
Kim için daha zor bilinmez çünkü giden ya da kalan için hangi duygu daha ağır basar her süreç için değişir şüphesiz. Gitmek biraz da vazgeçmek olsa gerek.
Bazen uğurladık bazen de uğurlandık yaşamda ama her iki durumda da yolculuk bitmedi her iki taraf için de. Yol biterse yaşam biter diye düşünüyorum. Sadece yol arkadaşlarımız değişiyor. Dolayısıyla manzaramız da.
Kitap yıpranmış bir ilişki ile başlıyor. İster alışkanlık ister başka bir nedenden ötürü insanlar tükenmiş bir ilişkiyi yüklenmeye ısrarla devam ediyorlar yaşamda da. Aslında bu durum ilerlemelerinin önüne geçiyor. Bazen o tanıdık olmayan yollara geçiş yapmak gerektiğini anladığımızda çok zaman kaybetmiş oluyoruz. Çünkü aslında en uzak mesafe, yan yana olup da birbirlerine kavuşamayan insanlar arasındadır.
Yazar da tam bu noktada aktarmaya çalıştığı her şeyi çok güzel bir anlatımda vermiş. Gitmelerin kaçış olduğu ayrılıklara bazen ihtiyaç var yaşamda. Kendini bulmak için bir kaçış bu. İnsan zorluklar ile kurduğu bir yapıyı bazen tek bir darbe ile yıkması gerekiyor.
Kitabın anlattıkları çok fazla yaşamda. Dolayısıyla okuyan herkesin aşina olduğu gerçekler var satır aralarında.
Bazen bir perde kapanır çünkü sırasını bekleyen bir diğerinin açılması için…
“ Yaşadık sayarken hayatı, ne çok şey gidiyor hayatımızdan…”