Cehennem Yıldızı tamam. Her şey bir yere kadar okey bence. Ama bir yerden sonra fazla “gyolaşıyor.” Absürt anlamda değil, iğrençlik anlamında da değil. Sadece sırtını olayın akışına bırakıyor. Bu “Gyo” durumu hoşuma gitmedi ama yine de iyi işlenmiş.
Okuduklarım arasında en iyi çizimler Remina’da sanırsam. Okurken bayağı mest oldum. Karakterleri sevdim, özellikle evsiz adamı. "Homeless Guy" olarak geçmesi de ayrı hoşuma gitti. Ancak karakterin varacağı nokta az çok belliydi ve sonu tamamen tesadüfe yaslanıyordu.
Herkesin eleştirisi de bu yönde olmuş zaten. Mangada tam anlamıyla bir climax noktası yok ve olaylar bir yere bağlanmıyor. Ama bunu gerçekten iyi işlemiş.
Hikâyede en sevdiğim kısım, Remina'ya ve babasına ağır işkence ettikleri sahneydi. Orada adeta manyağa döndüm. Ek olarak, okurken Kevser’le izlediğimiz bir demon filmi geldi aklıma. Onda da kadına etmedikleri kalmıyordu.
Kitabın sonunu çok beğendim bu arada. Junji Ito bu sefer farklı bir şey denemiş. Ne iyi bir son ne de diğer Ito hikâyelerine kıyasla tam anlamıyla kötü bir son. Yoruma açık olması hoşuma gitti.
Ek olarak, sondaki hikâyenin Human Centipede filmine bir gönderme, hatta bir taşlama olduğunu düşünüyorum. “İnsanları doğrudan birbirine bağlamadan da kırkayak yapabilirsin,” demiş Ito Reis. Kırkayak değil gerçi ama olsun. Neticede ikisi de kara toprak.