Puan vermedi·140 syf.····Okunma: 16 Şubat 2025 17:21 Tüm kitapsever dostlarıma mutlu akşamlar kitaplarla güzelleşen vakitler diliyorum
Yaşamak ile ölüm arasındaki çizgide bir varoluşsal yolculuğun romanı. Özkıyım/intihar psikolojisini varoluşsal boyutlarıyla sorgulayan, sorgulatan psikolojik bir roman paylaşımı ile sizlerleyim.
Bir insan intihar etmiş ise iki seçeneği vardır diyor kitap. Ya ölmüştür ya da ölmüştüe. Yani ya hayattan kopmuştur ya da eski kendini öldürmüş ve yaşama devam etmektedir. Acaba üçüncü bir seçenek var mıdır sorusunu derinlemesine sorguluyoruz kitapta.
Son günlerde peş peşe gelen intihar olayları ülke gündemini meşgul etmektedir. Bu gündem basın tarafından da takip edilmektedir. Yapılan araştırmalar ile Profesör bir hedef olarak görülmüştür. Bunun nedeni ise özkıyım yapan kişilerin onunla görüşüyor olması hatta son görüştükleri kişinin Profesör olmasıdır. Profesör 'ün insanları intihar etmesini telkinlediği düşünülüp araştırılmaktadır
Çocukluk dönemi tranvaları, ruhsal rahatsızlıklar, sanırlar ile dolu, hayatın çirkin yüzünü de bir şekilde gözler önüne seren bir kurgu okuyoruz kitapta. Varoluşsal sorgulamalar ise öylesine derin ki felsefeye, teolojiye, edebiyata, resime ve müziğe de dokunuyor bu sorgulamalar.
İnsan bazen tek sorunun varolması olduğunu düşünür ve derki ben olmasaydım böyle bir sorun yaşanmazdı.
Son zamanlarda okuduğum en sıradışı romandı. Akıcı bir anlatımla ve her bir sayfada merakımı arttıran satırlarla karşılaştım. Profesör, Savcı Cavidan, Tuğba, Doğa, Teoman, popüler psikiyatrist Bilgehan her bir karakter ayrı ayrı okunmaya değer tahliller ile sunulmuş. Okurken öylesine sorular oluştu ki zihnimde büyük çoğunluğuna kitabın sonunda cevap bulabildim. Keyifle okudum #1000kia da çokça alıntı bıraktım. Sizlere de tavsiye ediyorum