Spoiler!!
Büyüdükçe Wattpad o kadar da çekici bir yer olmamaya başlıyor ama sabahlara kadar okuduğum kitapları, aşık olduğum karakterleri, o zamanlarda hissettiklerimi özlüyorum. Aslının yazım dili gerçekten güzel ve basit değil o yüzden onun kitaplarını okuduğunda hala bu heyecanları yaşayabiliyorum. Beyaz leke gerek kurgusuyla gerek karakterleri ile harika bir kitap,harika bir seri benim için. Zaten Tugay Demir Çeviker, Giray, Marco, hepsi birbirinden muhteşem ama tabii ki tugayın yeri apayrı. Komedisi muhteşem bir kitap keşke saatlerce onları muhabbetlerini okuyabilsem, onları dinlesem diyorum. Tugay çok farklı bir karaktermiş eskiden aslında bunu özellikle kitabın sonlarında çok daha iyi gördük ben her zaman bu kadar güçlü ve özgüvenli bir adamdı diye düşünmüştüm ilk kitapta ama öyle olmadığını görmüş olduk. Onu daha iyi tanıdık. Marco'nun hikayesi çok üstün körü geçildi bence, bu kadar güzel bir karakteri çok daha detaylı okumayı isterdim bir novella gelir umarım. Eftalya'yı çok severken bir yandan da sinir oldum. Aslı'nın kitaplarında en sevmediğim şey bu dramatize etmeyi çok seviyor ve bu beni çok boğuyor. Eftelya güçlü bir karakter olmaktan çok sürekli gitgeller yaşayan Tugayın desteğine ihtiyaç duyan bir kadın olarak yansıdı bana. Aynı zamanda kitapta sürekli ona herkesin çok güçlüsün çok harikasın çok güzelsin demesi beni rahatsız etti çünkü ben okuduğum zaman onlar demesin istiyorum hani biz diyelim harika bir karakter diye. Ayrıca en sevmediğim şeylerden biri sürekli tugay'ın eftalya'ya destek olması yani ben eftelya'nın da iyileştirici olmasını isterdim. Biliyorum tugay'a iyi geldi ama bu eftelyanın çabasıyla olmadı. Tugay onu sevdiği için oldu. Tugay bu kadar çok şey yaşamışken sürekli odağın Eftalya'da olmasını sevmedim. Kitabın sonuna gelecek olursak ağlayamadım çünkü boğazım düğümlendi gerçekten. Aklıma geldikçe daralıyorum çünkü böyle bir sonu hak etmemişlerdi. Öncelikle ufuk'un beyni yıkandığı için bu kadar kötülük yapması beni hiç tatmin etmedi yani mantıklı ama hani bu şekilde mi ölmeliydi Eftalya? Çırpınarak öldü, Tugay önünde diz çökmüşken. Bütün kitapta onların mücadelelerine, özgürlük için savaşmalarına şahit olup böyle bir son okumak çok rahatsız ediciydi. Birlikte ölselerdi bu kadar üzülmezdim, gururlarıyla ölselerdi bu kadar üzülmezdim. Yani ölmeseler bile sürekli kendilerini suçlayıp bir geleceklerini olmadıklarını söylemeleri de çok sinir bozucuydu siz ülkeyi kurtardınız bir zahmet sonrasında da özgür olun. Gerçekten bu kadar mücadele üzerine bir kitap okuyup sonu böyle bitmesi çok umutsuzluk vaat etmiyor mu? Ben onları hatırladığım da artık aklıma özgürlük gelmiyor, mücadelede de gelmiyor, kaybetmiş iki insan geliyor. Kitap bir an o kadar dumanlaştı ki zihnimde yani güzel şeyleri hatırlayamıyorum. Sonu o kadar kasvetliydi ki bütün aydınlık anları alıp götürdü sanki.
Neyse böyle sinirli sinirli yazıyorum ama çok severek okudum. şimdi kafamda onlar için güzel bir son kuracağım; hepsinin deniz kenarında, gün batımında birlikte olup şakalaştığı bir akşamı düşüneceğim. Tugayı okumak çok keyifliydi ilişkilerini okumak çok keyifliydi marcoyu okumak çok keyifliydi. Savaş sahnelerini okumak çok keyifliydi. Onları çok sevdim, iyi ki varlar. Zihnimde var olmaya devam ederler umarım. Aslı Arslan
Beyaz Leke - 2Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20252,820 okunma
Benim incelememe de bir göz atar mısın? İlk kitabı gerçekten çok sevmiştim ama ikinci kitabı okumamla her şey yerle bir oldu. Fikrimin değişmesine ihtiyacım var :")