Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 10 Şubat 2025 03:35 1.0— Girizgah
Damga : Örselenmiş Kimliğin İdare Edilişi Üzerine Notlar
Goffman, bilinen sosyolojik çalışması Damga'da özneleri kasten yaralayan, hem fiziksel hem sembolik şiddet biçimlerini içeren, zoraki, dışlayıcı ve istenmeyen tanım, sıfat ve kimlikleri dayatan -ismiyle müsemma- damgalama biçimlerini —mikrodan makroya, gerçekten mecaza— analiz eder. Çalışma Bedensel deformasyonları, standard/ortalama/estetik/kabul dışı ve ötesi fiziksel özellikleri olan, harici, marjinal veya yan bir kimlik, ideoloji yönelime sahip olan veya benimseyen insanları mercek altına alır. Söz konusu insanların söz hakkı tekeli, tanımlama ve şiddet uygulama tekeli olan grupların uyguladığı şiddet biçimlerine karşı geliştirdikleri yaşam stratejileri incelenir. Goffman'ın bir diğer önemli çalışması Gündelik Hayatta Benliğin Sunumu ise sosyal hayattaki etkileşimlerin öz tanımlama, düzenleme ve denetlemeye etkilerinin sonucu olarak yaşam dünyasının konsensüslerden müteşekkil bir tiyatro sahnesine dönüşümü, bu sahnede benliklerin kaba hatları belirlenmiş bir senaryoda nasıl üretildiği ve yeniden üretildiği, spontane yaşamla kurgunun nasıl el ele gittiği analiz/tasvir edilir. Goffman'ın çalışmalarından çıkan önemli ve ortak bir sonuç şudur: Benlik bir inşaadır; başkalarıyla girilen ilişkilerle ve öz düzenlemelerle hem spontanlığı, hem de zorlayıcılığı içerecek şekilde devamlı olarak yıkılıp inşaa edilir.
Pirandello'nun eseri sanki son tespit üzerine kurulu gibidir. Biri, Hiçbiri, Binlercesi, benliğin sunumundan damgaya, örselenmiş kimliğin idaresinden gündelik hayatın düzenlenmesine kadar yukarıda sözü geçen her duruma bir göndermede bulunur gibidir. Kitap kurgusal olarak düzenlenmiş bir mikro sosyoloji çalışması adeta.
1.2— Hikaye Örgüsü
Hikayenin anlatıcı başkarakteri Moscarda, bir sabah durup dururken karısından "burnunun sağa doğru eğri" olduğunu işitir. Müreffeh, kendiyle barışık ve zeki -ama sorumsuz ve özensiz- bir hayat sürdüren Moscarda bu söz üzerine çarpılmışa döner. Aynanın karşısına geçer ve daha önce hiç dikkat etmediği yamukluğa bakar. Buradan yola çıkarak farkında olmadığı, karısının veya başkaların farkında olabileceği kusurlar arar kendinde. Bu süreç bir bunalıma sebep olur ve onu bir gerçeğin keşfine ulaştırarak tamamlanır: Bugüne kadar kendi olarak deneyimlediği kişi olmanın dışında tanıdığı, denk geldiği insan sayısı kadar, yani binlerce farklı kişidir. Yani aslında sadece kendisi için kendisidir, başkaları için, onların inşaa ettiği ve kendisinin bihaber olduğu bir kurgudur. Üstelik kendisi için bile bir kurgu olmadığının bir garantisi yoktur. Ve her kimlik/benlik bir kurgu olduğuna göre herkes için binlerce, kendisi için bir olan insan aslında özsel olarak "hiç" kimsedir. İnsan aynı anda bir, binlerce ve hiçtir ve bu sadece nereden bakıldığına bağlıdır. İnsan öznellik bağlamlarının karmaşıklaştırıcı ve nesnel gerçekliğin hiçleştirici güçlerinin eşanlı/senkronik kıskacında durmaksızın öğütülür. Bu senkronik yıkım insanın durmaksızın kendini inşaa çabası yüzünden de asla bitmez; ölene kadar— ya da delirene kadar.
Romanda olan da budur. Moscarda ilk damgadan sonra adeta algılar ve nesnelliklerin kıskacında hayati tehlikeler atarak, delilik nöbetleri geçirerek öğütülür durur. Ve onun birinci ağızdan anlatışının empatik etkisiyle biz de tüm bu çılgınlıklara dahil oluruz. 200 sayfa boyunca delirdikçe, damgalandıkça, hiçliği ve parçalanmayı deneyimledikçe, birliği, hiçliği ve binlerceliği düşündükçe feleğin çarkından geçerek öğreniriz.
1.3— İnclusion-Exclusion-Conclusion(Bir, hiç, bin)
İnsanbilimlerinin anası edebiyatın, insan bilimlerine meraklı okuralara bir armağanı. Psikoloji, Sosyal Psikoloji ve Sosyoloji meraklılarının çok şey kapacağı aynı anda eğlendirici/bunaltıcı/bilgilendirici/alıklaştırıcı(adı üstünde biri, hiçbiri, binlercesi) bir eser.
Hatmedilesi.