·159 syf.····Okunma: 12 Şubat 2025 23:50 Sayfa 14 : İlim öğrenmek ile niyetin sadece âlimlerden öğrendiğini nakletmek değil, hidayeti bulmak ise seni mujdelerim. Çünkü bu niyetle ilim yolunda bulunduğun müddetçe melekler geçtiğin yollara rahmet kanatlarını yayarlar. Denizdeki balıklara varıncaya kadar yeryüzü ve gökyüzünde bulunan her şey senin için mağfiret diler… (Ebû Davud, ilim,1)
Sayfa 16 : Resûlullah şöyle buyurmuştur : “Miraç gecesinde ateşten makaslarla dudaklarını kesen bir kısım insanlara rastladım. Onlara :
- Siz kimsiniz, dedim. Onlar,
- Biz (dünyada iken insanlara) iyiliği emreder fakat kendimiz onu yapamazdık. Kötülükten nehyeder fakat biz kendimiz onu yapardık, dediler.” (Ahmed b. Hanbel, el Musned 3/120)
Bu iki hadiste konu ilim fakat varılan yerler bambaşka. Biri cennetin yolunu açan ilim, bir diğeri cehenneme götüren ilim. Peki bunları ayıran nedir?
İlki Allah’ın rızasını kazanmak, hidayeti bulup ahirette ebedî saadeti bulmaktir. Diğerinde ilim hakkında konuşup ama kendi hayatında uygulanmayan, sırf para, maddiyat, itibar, şan şöhret sahibi olmak için yapanların akıbetini haber vermiş Efendimiz (s.a.v.). Bu durumdan da Allah'a sığınmış.
“Rabbim! Fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalpten, kabul edilmeyen amel ve icabet edilmeyen duadan sana sığınırım.”
Hüsrana/helâka uğramamak ve hayırlı bir akıbete/hidayete erebilmek için takva sahibi olmak gerekir.
Takva, Allah'ın (c.c.) emirlerini yapmak, yasaklarından sakınmaktır.
İşte kitabın ilk bölümünde takva ilminin zahirini az ve öz olarak “ibadetlerde adab”ı, ikinci bölümünde de “günahlar ve sakınma yolları”nı bize anlatıyor. Üçüncü kısımda adab-ı muaşeret (görgü kuralları) bölümü var.
Hacmi küçük fakat muhtevası geniş bir eser. İlmihal misali