Puan vermedi·120 syf.····Okunma: 12 Şubat 2025 00:42 Hastane ~ Ahmed Bouanani
Gidelim, gidelim de nereye gidelim?
Günün doğduğu, umudun kesilmediği, çiçeklerin hala var olduğu bir yere gidelim.
Merhaba sevgili kitapseverler; Kitaba konu olan hastane yalnızca duvarları olan bir yer değil, duvarları olan bir zihin. Hatıraların yankılandığı, zamanın silikleştiği, yaşamla ölüm arasındaki o ince çizginin sayfalara dökülmüş hali.
Yazarın 1967’de tüberküloz nedeniyle hastanede geçirdiği altı ayın izlerini de taşıyan bu romanda yazar, yalnızca bir hastalığın değil, bir toplumun belleğinde açılmış yaraların da izini anlatıyor. “Tek bir gerçek cehennem var, işte burada, her gün içinde yaşadığımız cehennem!” diye hastaneyi betimlerken metaforları, tıpkı bir röntgen filmi gibi görünmeyeni görünür kılmak için tüm bu sancılı sürecin ; kırıklarını, çatlaklarını, izlerini anlatıyor
Zaman burada doğrusal değil; geçmiş, şimdi ve gelecek aynı koridorda yürürken birbiriyle karşılaşıyor. Ölüm, sadece bir son değil, bir eşik; yaşam ise bitimsiz bir bekleyiş.
Bu kitap, bir insanın kendi bedeniyle, hafızasıyla ve korkularıyla hesaplaşması bir nevi. Ve Bouanani, yaşamın ağırlığını hissettiren bir soru bırakıyor geride: İnsan, kendi enkazının içinde mi iyileşir, yoksa kaybolur mu?
Hastane, edebiyatın en karanlık ama aynı zamanda en dürüst aynalarından biri olmuş. İçine bakmaya cesareti olana ve gördüğünüz sizi asla aynı bırakmayacak türden bir ayna.
Şunu da söylemeliyim ki kısacık olan bu kitabın içinde o kadar çok ölüm, kan, gözyaşı ve pisliğin anlatıldığı satırları okumak hiç kolay olmadı.
Yayınevinin Kuytu serisinden okuduğum ikinci kitabıydı ve bu seri çok hoşuma gidiyor onuda belirtmeliyim
Herkese keyifli okumalar dilerim, sevgiyle