Gelincikler Açarken ~ Maral Boyadjian
Yayınevinin, nesnelerin ve coğrafyanın suskun hafızasına inanan çizgisi beni yine okuru yormadan içine çeken son derece içten bir edebiyatla buluşturdu.
Kitap, katı geleneklere, aile baskısına ve tarihin acımasız yıkımına karşı verilmiş inatçı bir kavuşma hikâyesi. Aynı zamanda bir kimlik ve aidiyet sorgulaması.
Hikâyenin merkezinde on beş yaşındaki Anno ve Daron var. Etrafı sarp dağlarla çevrili bir köyde, katı geleneklerin, görücü usulü evliliklerin ve aile içi beklentilerin ortasında karakterler bir yandan hayatta kalmaya çalışırken bir yandan da kim olduklarını, nereye ait olduklarını, geçmişleriyle nasıl yüzleşeceklerini sorguluyorlar.
1915’in o karanlık gölgesi köyün üzerine çöktüğünde, savaşın kendi hâlinde yaşayan insanların hayatını nasıl altüst ettiğini, onları nasıl bir hayatta kalma mücadelesine ve göç trajedisine sürüklediğini görüyoruz. Anno ve Daron’un aşkı ise, okurun o dünyaya sızabilmesi için bir köprü görevi görüyor.
Biz onların saf sevdasına tutunurken, arka planda koca bir kültürün, bir coğrafyanın ve masumiyetin yok oluşuna tanıklık ediyoruz.
Edebiyatta büyük kelime oyunları yapmadan sevdiğine tutunmanın ve her şeye rağmen çiçek açan o tertemiz aşkın hikâyesini arayanlara
Herkese keyifli okumalar dilerim , sevgiyle