Kafkaesk, tekinsiz, sürreel. Pek severim :)
Asa, eşinin tayini nedeniyle işini bırakıyor ve taşraya eşinin ailesinin yan binasına taşınıyorlar. İşi bırakması, sözleşmeli-kadrolu çalışma koşulları kafkaesk bir atmosferde anlatılıyor.
Taşınmayla birlikte tekinsizlik başlıyor. Asa birgün bir çukura düşüyor, sonrasında sorgulama başlıyor ve hayat değişmiyor :) Bu hikayede değişim değişmeze ulaşmak için var. Tek tipleşen insanlar, birbirinin çeşitlemesi günler, yalnızlık. Kazdığımız çukurlar ve bu çukurlarda sıkışan hayatlarımız.
Çukur kısa bir kitap. Günlük hayatın aşina olduğumuz detaylarını, cinsiyet rolleri üzerinden irdeliyor Hiroko Oyamada. Ancak bu sınırlı alanda düşündürdüğü konular derin. Okuru içine çeken bir çukur gibi.