·210 syf.····Okunma: 18 Şubat 2025 14:28 #lollywillows 'u #harflerleokuyoruz L harfi için seçtim.
Herkese merhaba, uzun zamandır kitaplığımda duran bir kitaptı aslında birazcık cadılı bir kitap okumak isteyince seçtim. İlk defa 1926'da basılmış. Tam olarak ülkemize değeri anlaşılmayan bir yazar ve kitabı. Üç kardeşten en küçüğü Lolly willowes, önce annesini sonra babasının kaybedince en büyük abisi henry'nin yanında yaşamak için Londra'ya gider. Kitabın akışı hızlı yeğenleri büyür, evlenir I. Dünya savaşı çıkar biter ve Lolly İçinde sonbaharın getirdiği melankoliyle kendisini "keşif gezisi" dediği yürüyüşlerde bulur. Ve ücra bir ingiltere kasabasında yaşamak üzere bir karar verir. Bu kasabada farklı olaylar ve kendini keşif yolculuğu onu bekler.
Öncelikle Willowes ailesini tanıyarak başlıyoruz kitaba. Ailenin şu anki durumu nasıl geldi nelerden geçtiğini okuyoruz. Anlatım çok güzel bölüm araları olmasa bile kendisini çok akıcı bir şekilde okutan bir kitap acaba ne olacak diye merak ediyorsunuz aslında bu tarz klasik benzeri metinlerde heyecan olmaz ancak lolly'nin hayatını ve kaderini okumak insanı biraz meraklandırıyor. Laura için aralarda acaba deli mi diye düşündüğüm oldu. Mesela bazı sesler duyuyor ve bu seslerden oluşabilecek farklı olayları düşünerek ona uygun davranmaya başlıyor. Örneğin tren sesi duyuyor ve bir anda korkuları onu yakalıyor ama aslında korkulacak bir şey yok ya da gidiyor sürekli yararlandığı bir rehberi kullanılmayan bir kuyuya attı ve bunun olması gereken bir şey olduğuna inanıyor. Yani biraz dürtüleriyle hareket eden bir karakterle karşı karşıyayız ancak bu dürtülerin sebebi okura verilmiyor. Bu arada çok ilginçtir yazılış yılına bakıldığında 19. Yy başları bu yıllarda cozy bir atmosfere romanlarda çok fazla rastlanmıyor. Cozy olarak nitelenebilecek çok fazla durum var aslında kitapta ve bu okula öyle hoş vakit geçirtiyor ki eski bir kitapta bu tarz bir eğilimin olması beni şaşırttı. Laura ile ateşin yanında çay içerken rüzgarın sesini dinleyebilirsiniz. Ve bunu orada aynen karakter bunu yaptığı için deneyimliyorsunuz atmosfer öyle olduğu için değil. Yani aslında Laura da cozy bir ortam peşinde koşuyor. O yıllara göre artık iş işten geçmiş diye adlandırılacak kırklı yaşlarında olan bir karakterin denilmediği şeyler oldukça dürtüsel ve şaşırtıcı. Kitapta tabii ki #feminizm teması ön planda. #güçlükadınkarakter okumak isteyenler de bayağı seveceklerdir. Tek anlamadığım mesele Laura çok fazla cadılık ya da şeytanla alakalı bir ipucu vermeksizin bir anda eve gelen bir kediden dolayı şeytanla anlaşma yaptığını düşünüyor. Bu bakımdan kitapta belli bir kopukluk olduğunu düşünüyorum ya o aradaki belki bazı kısımlardan yazar vaz mı geçti yoksa bir anda hikayeyi bu şekilde döndürmek mi istedi? çünkü gidişat sadece bir kadının özgürlük çabasıydı bir anda şeytan, şeytanın yardımcısı, anlaşmalar gibi şeyler ortaya çıktı. Bana kalırsa kitap biraz daha uzun olmalı ve buraya gidiş biraz daha alıştıra alıştıra olmalıydı. Bu anlamda kitabın bu kısmından hoşlanmadım. Hatta Laura şizofrenik gibi falan davranıyor. Olmayan şeyler görmesi, onları hissetmesi, şeytanla anlatma yaptığını düşünmesi, yepenine inanılmaz bir düşmanlık beslemesi tabi sonradan şeytanla konuşmalar ve sabbath derken cadılığa giriyoruz ama sebepler ve gidişat eksik. Yine de çok özgün bir metin oldupundan tam puan
#strongfmc #feminism #cozy k#cozyliterature