Beyaz Geceler, Dostoyevsky'nin henüz 27 yaşındayken 1848 yılında yazdığı bir öyküdür. Anlatıcısı kendini Hayalperest olarak görür ki yazar tarafından bu kişiye isim bile verilmeyen silik bir karakterdir. Rusya'nın Petersburg şehrinde akşam dolaşırken 17 yaşında genç bir kızı görür ve ondan etkilenir ama konuşma fırsatı bulamaz, Hayalperest, Nastenka isimli bu kız bir sarhoş tarafından rahatsız edildiğini fark eder; hemen müdahale eder ve kızı kurtarır. Derken kız ile tanışırlar ve kızın bir yıldır birini beklediğini bu kişinin Moskova'dan döndüğünde ise evlenecekleri hikayesini dinler. Nastenka büyükannesi ile yaşayan ve onun sözünden çıkmayan bir kızdır. Toplamda 4 gece konuşmaları ve bu esnada kızın hayat hikayesini dinlemesine de yer verilir. Yazarın, idam cezası sürgün cezasına çevirilmeden 1 sene önce yazılan ve gazetede yayımlanan bu öyküsünün kendi hayat hikayesinden alıntılar olarak da görülür. Aşk hikayesi teması işlenilse de yoğun olarak gündeme alınan bir başka konu da yalnızlıktır. Nastenka, bu kişi ile görüşeceği ama kendisine aşık olmaması uyarısında da bulunur. Dostoyevsky'nin ilk eseri aynı zamanda benim de kendisinin okumuş olduğum ilk yapıtı İnsancıklar'da daha realistik ve karamsar bir hava hakimken burada daha ılımlı ve romantik bir hava sezinliyoruz. 4 geceye beyaz rengi vermesinin nedeni de bu kızın naifliği ve güzelliği neticesinde karanlık geceleri aydınlatması metoforu olduğunu düşünüyorum. Kızın öyküsünü dinledikten sonra ana karakterin duygu ve düşünceleri kitabın geri kalanında daha çok yer bulmuş. Kız ile 12 yıl sonra denk gelmesi ve eskilerden hiç konuşmamaları ve sonundaki duygu yoğunluğu bana "Issız Adam" filmini hatırlattı. İçinden başka şeyler düşünüp fırtınalar kopması ama havadan sudan konuşmaları okuyanların bile hüzünlenmesine yetiyor doğrusu. İdam cezası alan yazar Dostoyevsky aslında kendinin silinip gideceği endişesi hissettiğinden ana karakteri de silmiş ve hiç kimsenin hatırlayamayacağı kişi hâline getirmiş ama yaşanılan bu acıların baki kalacağını gözler önüne sermiştir. İnsanın kalbine doğrudan seslenebilen, Dostoyevsky'nin en hafif, en saf ve en lirik kitabı. Ulaşılması zor aşklar aslında en unutulmaz olanlarıdır... Serkan ALANBeyaz GecelerFyodor Dostoyevski