·479 syf.····Okunma: 19 Şubat 2025 17:16 “ Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.” “Yalnızlık Sözlüğü” adlı başlığı tercih etme sebebim tahminimce okurlarca anlaşılacaktır. Çünkü Oğuz Atay, hayatta yalnızlık kelimesi üzerine çok düşünmüş, yaşarken onu iliklerine kadar hissetmiş ve can verdiği karakterlerle de bize anlatmaya çalışmıştır. Bazı yazarlar vardır, keşke şuan karşımda olsa, o anlatsa ben dinlesem dedikleriniz. Kendime yakın gördüğüm yazarların belki böyle olması çok iç açıcı olmasa dahi, Dostoyevski, Unamuno gibi yazarların yanına kendi ülkemizden bir yazar olarak Oğuz Atay’ı da yazabilmek, sanırım ayrı gurur verici. Açıkçası altını çizdiğim cümleleri bu incelemeyi yazarken tekrardan gözden geçirirken, hem miktarının çokluğuna şaşırdım hem de çok hızlı süre de anlaşabildiğim bir dostumla vedalaşıyorum gibi hissettim. Teknik bir incelemeden ziyade daha çok bende bıraktığı hisleri aktarmak istedim, nitekim teknik analizi benden çok daha iyi yapmış ve yapıcak bir çok insan var.
Not: Kendinizi kötü hissettiğiniz dönemde dinlenen bir melankolik şarkı gibi hissettirebilir fakat şarkı bu hissi belki körüklerken, bu roman, içinde bulunduğunuz okyanusun çok daha derinlerinde boğulmakta olan kişileri görmenizi ve bir nebze olsun buna da şükür demenizi sağlayabilir.
Herkese iyi okumalar :)